Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında müvekkili şirkete ait işyerinin tadilatının yapımı konusunda varılan anlaşma gereği davalıya toplam 45.000,00 TL bedelli 5 adet çek verdiğini ve 170.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının edimlerini yerine getirmediğini, çeklerin ve ödenen bedelin iadesi için ihtar gönderilmesine rağmen iade yapılmadığını, çekler üzerine ödeme yasağı konulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava konusu çeklerin iptali ile, davalıya borçlu olmadıklarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın menfi tespit istemine ilişkin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/286 KARAR NO: 2020/237 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2019 NUMARASI: 2019/150 Esas, 2019/890 Karar, DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 12/02/2020 KARARIN YAZILDIĞI Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında müvekkili şirkete ait işyerinin tadilatının yapımı konusunda varılan anlaşma gereği davalıya toplam 45.000,00 TL bedelli 5 adet çek verdiğini ve 170.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının edimlerini yerine getirmediğini, çeklerin ve ödenen bedelin iadesi için ihtar gönderilmesine rağmen iade yapılmadığını, çekler üzerine ödeme yasağı konulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava konusu çeklerin iptali ile, davalıya borçlu olmadıklarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, 19/12/2018 günü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. Maddesine eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacının dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden dava açtığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı tarafından açılan davanın 6325 sayılı yasanın 18/A ve 6102 sayılı yasanın 5/A maddeleri ile HMK 114/2 ve HMK 115/2 gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak davanın usulden reddi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi gereğince "tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağının" düzenlendiğini, buna göre 2.725,00 TL avukatlı ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ancak müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Somut olayda, mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, ancak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2.maddesinde "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur" hükmü ...