Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının araç alım-satım, tamir, bakım, onarım işleriyle uğraştığını ve müvekkilinin, davalı şirket ile anlaşması gereği birden fazla aracın bakım ve onarımını gerçekleştirdiğini, yapılan işlerin karşılığında toplamda 15.927,04 bedelli faturaları tanzim ettiğini, davalı şirketin söz konusu faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, borcun 5.713,94 TL.' lik kısmının davalının sigorta şirketi tarafından ödendiğini beyanla, ödenmeyen 10.213,10 TL alacağın , dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava konusu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2018/1720 KARAR NO: 2019/2078 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2017 NUMARASI: 2015/967 E - 2017/1151 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ: 26/12/2019 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının araç alım-satım, tamir, bakım, onarım işleriyle uğraştığını ve müvekkilinin, davalı şirket ile anlaşması gereği birden fazla aracın bakım ve onarımını gerçekleştirdiğini, yapılan işlerin karşılığında toplamda 15.927,04 bedelli faturaları tanzim ettiğini, davalı şirketin söz konusu faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, borcun 5.713,94 TL.' lik kısmının davalının sigorta şirketi tarafından ödendiğini beyanla, ödenmeyen 10.213,10 TL alacağın , dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava konusu edilen ve dosyaya ibraz edilen faturaların davalı şirketle ilgisinin bulunmadığını, kayıtlarında yer almadığı gibi faturada bahsi geçen iş ve işlemlerin de davacı taraftan temin edilmediğini, fatura muhteviyatı mal veya hizmetin verildiğinin başka belgelerle desteklenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı tarafla hiçbir hukuki ve fiili bağlantısının bulunmadığını, davalı şirketin sigorta şirketinden 5.713,94 TL. tahsil edilmesinin de mümkün olmadığını,zira aralarında harhangi bir bağ bulunmadığından davacı şirkete bu hususta vekalet verilmesinin söz konusu olamayacağını,diğer yandan tebliğ edilmeyen fatura için faiz de istenemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yargılama sırasında alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından dava konusu faturaya dayalı alacak taleplerinden kaynaklı davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının fatura irsaliye ve defterlere dayandığı, ancak mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda, dava konusu hizmetin davalıya verildiğine dair davalı tarafça düzenlenen irsaliye bulunmadığı ,ayrıca usulüne uygun tutulmuş defter kayıtlarında davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair kayıt bulunmadığı, davacı tarafça yemin delilini kullanmayacaklarının da 18.07.2017 tarihli celsede bildirildiği, böylece davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davacı vekili istinaf etmiş olup, mahkemece tarafların ticari defterleri incelenmek üzere görevlendirilen mali müşavir bilirkişinin görev sınırlarını da aşarak, uzmanlığı olmadığı halde hukuki değerlendirmelerde bulunduğunu, mahkemece itirazlarına rağmen bu raporun hükme esas alındığını, tayin edilen inceleme gününde müvekkili şirkete ait tüm...