Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; Davalı aleyhine yapılan destekten yoksun kalma tazminatı istemini içeren başvurunun haksız biçimde reddedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yaptıkları itiraz başvurusunun haksız olarak reddine ilişkin 2019/İHK-8604 sayılı kararın kamu düzenine açık biçimde aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 16/07/2019 gün ve 2019/İHK-8604 sayılı kararının iptaline karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, 6704 sayılı kanun gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru koşulu bulunduğu, dava şartı niteliğinde arabulucuğa başvurulması gerektiği halde,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/396 KARAR NO: 2020/373 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2019 NUMARASI: 2019/597 Esas - 2019/1228 Karar DAVANIN KONUSU: Hakem Kararının İptali KARAR TARİHİ: 20/02/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; Davalı aleyhine yapılan destekten yoksun kalma tazminatı istemini içeren başvurunun haksız biçimde reddedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yaptıkları itiraz başvurusunun haksız olarak reddine ilişkin 2019/İHK-8604 sayılı kararın kamu düzenine açık biçimde aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 16/07/2019 gün ve 2019/İHK-8604 sayılı kararının iptaline karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, 6704 sayılı kanun gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru koşulu bulunduğu, dava şartı niteliğinde arabulucuğa başvurulması gerektiği halde, başvurulmadan açılan davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince; Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararların, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12'nci maddesi gereğince uyuşmazlık konusunun 40.000,00 TL'nin üzerinde bulunması halinde temyiz kanun yoluna tabi olduğunu, Uyuşmazlık Hakem kararına karşı HMK'nin 439'uncu maddesine dayanılarak iptal davası açılması olanağının bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nin 114/2 ve 115/2'nci maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; 14/06/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'ndan sonra 04/02/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanması gerektiğini, davalı yan ya da araç sürücüsü / işleten tarafından müvekkilerine destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapılmadığını, itirazın reddine ilişkin kararın açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan HMK'nin 439/1'inci maddesi gereğince iptalini talep ettiklerini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının HMK'nin 439'uncu maddesine dayanılarak iptali istemine ilişkindir. HMK'nin 355'nci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30'uncu maddesinin 12'nci fıkrasına göre uyuşmazlığa düşen taraflar arasında açık ve yazılı şekilde yapılması gereken sözleşme ile daha yüksek bir tutar belirlenmemişse hakemin ver...