DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya faturalı mal sattığını, karşılığında davalının çek verdiğini, çekin süresinde ibraz edildiğini, ancak karşılıksız çıktığını, sadece kanuni yükümlülük tutarı olan 545,00 TL'nin bankadan alındığını, daha sonra ise davalının ricası üzerine çekin bakiye bedel olan 9.455,00 TL tahsil olunmadan iade edildiğini, bu hususun da çek üzerine meşruhat verildiğini, dolayısıyla bakiye 9.455,00 TL'nin tahsili için takip başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/6453 Esas KARAR NO: 2020/1959 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/06/2017 NUMARASI: 2014/1416 2017/492 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya faturalı mal sattığını, karşılığında davalının çek verdiğini, çekin süresinde ibraz edildiğini, ancak karşılıksız çıktığını, sadece kanuni yükümlülük tutarı olan 545,00 TL'nin bankadan alındığını, daha sonra ise davalının ricası üzerine çekin bakiye bedel olan 9.455,00 TL tahsil olunmadan iade edildiğini, bu hususun da çek üzerine meşruhat verildiğini, dolayısıyla bakiye 9.455,00 TL'nin tahsili için takip başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, söz konusu çekin bedeli ödenerek çek aslının alındığını ve muhatap bankaya iade edildiğini, davacının çek bedelini tahsil ettikten sonra yeniden tahsilat yapmaya çalıştığını, belgedeki imzayı kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; davacı tarafça ibraz edilen belge üzerinde imza incelemesi yaptırıldığı, imzanın davalı şirket yetkilisi ...'a ait olduğunun tespit edildiği, buna göre davalının fatura karşılığında verdiği çekin, bedeli alınmaksızın davalıya iade edildiğinin sabit olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili, istinaf sebebi olarak; "çek bedelsiz iade edilmiştir" şeklindeki yazının ve yanındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çek bedelini ödeyerek çeki iade aldığını ve aslını iade aldığına dair imza attığını, yazının müvekkiline ait olmadığını, bu yazının müvekkiline ait olup olmadığının incelenmesini istediklerini, ancak bu yazı üzerinde inceleme yapılmadığını bildirmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine 9.455,00 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 14.991,62 TL'nin tahsili için fatura ve cari hesap dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Takibe konu faturanın 30/10/2010 tarihli ve 10.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür. Uyuşmazlık konusu çekin 05/04/2011 tarihli 10.000,00 TL bedelli olup keşidecisinin davalı, lehtarının ise davacı olduğunu, çekin 20/06/2012 tarihinde ibraz edildiği, garanti kapsamında 545,00 TL ödeme yapıldığının belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafça sunulan belgenin "çek bedelsiz iade edilmiştir" ... İmza. şeklinde olduğu görülmüştür. Yargılama sırasında alınan 23/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda; ...