DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) KARAR TARİHİ: 16/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İLK DERECE MAHKEMESİNE AÇILAN DAVADA A-)Açılan dava ve iddia: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Limited Şirketi'nin dava konusu filmin birincisi olan "... - ..." isimli filmin yapımcısı olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu filmin senaristi olan ...'dan 02.05.2013 tarihinde, yönetmeni ...'den ise 07.05.2013 tarihinde filmden kaynaklanan mali haklarını devraldığını, filmin gösterime neredeyse hiç tanıtım ve reklam yapılmadan girmesine rağmen geniş kitlelerce beğenildiğini ve özellikle sinema gösteriminden...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/6302 Esas KARAR NO: 2020/1914 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 19/09/2017 NUMARASI: 2016/41 2017/126 DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) KARAR TARİHİ: 16/11/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İLK DERECE MAHKEMESİNE AÇILAN DAVADA A-)Açılan dava ve iddia: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Limited Şirketi'nin dava konusu filmin birincisi olan "... - ..." isimli filmin yapımcısı olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu filmin senaristi olan ...'dan 02.05.2013 tarihinde, yönetmeni ...'den ise 07.05.2013 tarihinde filmden kaynaklanan mali haklarını devraldığını, filmin gösterime neredeyse hiç tanıtım ve reklam yapılmadan girmesine rağmen geniş kitlelerce beğenildiğini ve özellikle sinema gösteriminden sonra televizyonlarda da gösterilmeye başlamasıyla bu ilginin daha da arttığını, bu ilginin artması sebebiyle taraflarınca işbu davanın konusu olarak gösterilen "... - ..." olarak adlandırılan filmin, toplumda müvekkili şirkete ait filmin ikincisi olarak algılanması sağlanarak, devam film niteliğinde çekilmiş ve 22.01.2016 tarihinde gösterime girdiğini, filmin bütünü olarak izleyici tarafından sevilmesi yanında ... isimli kahramanın da filmin bütününden bağımsız olarak toplumda tanınmış, sevilmiş ve kabul edilmiş olduğunu, bu nedenle filmin bütünü üzerindeki hakların dışında, filme hayat veren ana karakter olması hasebiyle, ... karakterinin de başlı başına bir hak sahipliği ile korunduğunu, gerek filme hayat, anlam ve tercih edilirlik niteliği sağlayan ... karakterinin kullanılması ve bizzat müvekkiline ait filmdeki oyuncu tarafından canlandırılmış olması, gerekse filmin konusunun müvekkili şirkete ait film ile bire bir aynı ve ancak devamı niteliğinde bir konu ile çekilmiş olması nedeniyle iki filmin, birbirinden ayırt edilemeyecek nitelikte seri film özelliği ile ortaya konulduğunun ortada olduğunu, şu halde ortalama bir izleyicinin iki sinema eserinin, aynı filmin serileri yani başka bir deyişle devam filmi olduğunu düşünmekte olduğunu, bu hususun tazminata esas teşkil edebilecek üç önemli sonucu olduğunu; birincisi, davalı şirketin müvekkili şirkete ait bir eseri, hukuka aykırı şekilde işlediğini ve kullandığını, ikincisi davalı şirketin, müvekkili tarafından ortaya koyulan ve sinema filmi dışında tek başına koruma altında olan ... adlı kahramanın bire bir aynını hukuka aykırı şekilde kullandığını, üçüncü ise; davalı şirketin, müvekkili şirketin ilk filmdeki başarısından, rekabet kurallarına aykırı şekilde faydalandığını, ilk filmin devamı niteliğinde bir filmi izleyiciye suna...