Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında talep edilen ihtiyati haczin reddine yönelik olarak verilen ara kararına karşı süresi içinde ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması uterine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı (ihtiyati haciz isteyen) vekili, müvekkilinin çay ticareti yapmakta olup, Türkiye ve dünyada üretilen çayların iç piyasada tüketimine yönelik satış ve ithalat işlemlerini gerçekleştirdiğini, davalı şirketin müvekkilinden çay tedarikine yönelik talepte bulunması üzerine, taraflar arasında sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme gereği müvekkilinden talep edilen numuneler uygun bulunularak partiler halinde teslim edilen ürünlerin davalının Türkiye genelindeki mağazalarında satışa sunulduğunu, ancak sözleşme gereği ödemenin vadesinden 2...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/181 KARAR NO : 2021/247 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/11/2020 NUMARASI: 2020/326 Esas DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/03/2021 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında talep edilen ihtiyati haczin reddine yönelik olarak verilen ara kararına karşı süresi içinde ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması uterine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı (ihtiyati haciz isteyen) vekili, müvekkilinin çay ticareti yapmakta olup, Türkiye ve dünyada üretilen çayların iç piyasada tüketimine yönelik satış ve ithalat işlemlerini gerçekleştirdiğini, davalı şirketin müvekkilinden çay tedarikine yönelik talepte bulunması üzerine, taraflar arasında sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme gereği müvekkilinden talep edilen numuneler uygun bulunularak partiler halinde teslim edilen ürünlerin davalının Türkiye genelindeki mağazalarında satışa sunulduğunu, ancak sözleşme gereği ödemenin vadesinden 2 gün öncesinde malların ayıplı olduğundan bahisle sözleşmeye aykırı olarak malların iade edilmek istendiğini, ürünlerin ayıplı olmadığını sözleşmede taahhüt edilen ürünler olduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına ve davalı borçlunun mal kaçırma ihtimaline binaen bankalardaki hesaplarına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan ürün alım anlaşması uyarınca davacıdan tedarik edilen ürünlerin taahhüt edilen üründen farklı ve kalitesiz olduğunu, müşterilerden yoğun şekilde şikayetlerin gelmesi üzerine ürünlerin laboratuar ortamında incelendiğini, ürünlerin taahhüt edilenden kalitesiz olduğunun ortaya çıktığını, müvekkiline tedarik edilen ürünlerin numunelerden farklı olduğunun davacı tarafça da ikrar edildiğini, ayıplı ürünlerle ilgili iade faturalarının yanısıra ceza ve kar kaybına ilişkin faturaların düzenlendiğini, dolayısıyla müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığı gibi davacıdan cari hesaptan dolayı alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Dosyanın İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.02.2020 tarih, 2019/376 E.-2020/162 K. sayılı yetkisizlik kararı ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, yetkisizlik kararı veren mahkemece, 11.10.2019 tarihli ara kararıyla alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir.Davacı şirket yetkilisi 22.10.2020 tarihli dilekçesi ile, davalının kötü niyetli ol...