Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit ile alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı, davaya konu takip nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığını, usulsüz tebligat nedeniyle aleyhinde kesinleşen takip sonrasında iş yerine hacze gelindiğinde icra baskısı altında borcu kabul ettiğini ve bir miktar nakit ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek borçlu olmadığının tespiti ile haciz sırasında ödediği 10.000,000 TL'nin tahsilini talep etmiş; davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1620 KARAR NO : 2021/176 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2018 NUMARASI: 2014/1060 Esas, 2018/172 Karar DAVANIN KONUSU Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 26/01/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit ile alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı, davaya konu takip nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığını, usulsüz tebligat nedeniyle aleyhinde kesinleşen takip sonrasında iş yerine hacze gelindiğinde icra baskısı altında borcu kabul ettiğini ve bir miktar nakit ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek borçlu olmadığının tespiti ile haciz sırasında ödediği 10.000,000 TL'nin tahsilini talep etmiş; davalı ise, davacı ile yapılan anlaşma gereği davacının kağıt lamisyon makinası revizyonu işini üstlendiğini, iş bedeli olarak davacıya banka yoluyla, çekle ve elden olmak üzere toplamda 46.000,00 TL ödeme yapıldığı halde davacının makineyi imal edip kendisine teslim etmediğini belirterek ödediği bedelin iadesi amacıyla başlattığı takip aleyhine açılan bu davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacı borçlunun haciz sırasında borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu belirterek davacının takip miktarı kadar borçlu olduğunun kabulü ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından usulünce istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf talep dilekçesinde özetle, müvekkilinin usulsüz tebligatla kesinleşen ve hiçbir belgeye dayanmayan icra takibindeki borcunu icra baskısı altında kabul etmek zorunda kaldığını, mahkemece delillerinin toplanmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, dava, icra takibinden sonra açılan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacı borçlunun haciz sırasında borcunu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davalı alacaklı, davacının yapımını üstlendiği makineyi imal etmediğini belirterek davaya konu takiple davacıya yapılan ödemelerin iadesini talep etmiş; davacı ise, davalıya hiçbir borcunun olmadığını iddia ederek akdi ilişkiyi reddetmiştir. İcra mahkemesince davacı borçluya gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine hükmedilmiş ve borçlunun takibi haciz sırasında (20.02.2014) öğrendiği kabul edilmiştir. Davacı borçlu haciz işlemi sırasında, yapılan takibe ve yetkiye itirazı olmadığını belirterek borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunmuş, babası da eşinin rızası ile iş...