Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında tekstil konusundaki ticari ilişki kapsamında oluşan cari hesap borcunun müvekkiline ödenmediğini, davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1133 KARAR NO: 2020/1050 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/03/2018 NUMARASI: 2017/253 Esas, 2018/277 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/10/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında tekstil konusundaki ticari ilişki kapsamında oluşan cari hesap borcunun müvekkiline ödenmediğini, davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin ekli tabloda bulunan kumaşları işlemek üzere davacıya teslim ettiğini, davacı tarafından işlenen kumaşların müvekkiline gönderildiğini, kumaşlarda kabul edilebilir oranın üzerinde fire bulunduğunu, davacı tarafından yapılan işlemlerin hatalı olduğu konusunda tarafların mutabakat sağlaması üzerine 06.06.2016 tarihli 5.156,00-TL'lik fire farkına ilişkin faturanın düzenlenerek davacıya gönderildiğini, faturanın davalı kayıtlarında işlendiğini, ancak davalının 2017 yılının Ocak ayında aynı miktar faturayı düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilininde faturayı iade ettiğini, edimin ifasında açık ayıp bulunduğunun davacının da kabulünde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafından davalıya teslim edilen kumaşlardaki fire oranının ortalamanın üzerinde olması nedeniyle davalı tarafından kesilen iade faturasının davacının defterlerine kaydedilmesi ile tarafların ayıp ve ayıp bedeli konusunda mutabakat oluştuğu, davacı tarafından daha sonra düzenlenen ve kendi defterlerinde kayıtlı olan reklamasyon faturasının davacı lehine alacak doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında reklamasyona ilişkin bir anlaşma bulunmadığını, İstanbul Ticaret Odası'nın her yıl belirlediği fire oranları dikkate alındığında, müvekkili şirket tarafından yapılan firenin normal olduğunu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalıdan 5.156,60 TL alacaklı oldularını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerin...