Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan , kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 1.000,- TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/2323 KARAR NO : 2018/1722 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2017 NUMARASI : 2016/730 E- 2017/915K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 04/12/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan , kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 1.000,- TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin 6719 sayılı yasa ile maliyet unsuru olarak düzenlendiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Sözkonusu kararı davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiş olup, istinaf dilekçesinde, 6719 Sayılı Yasanın Anayasa'ya aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesindeki iptal başvurularının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kaldı ki sadece anılan yasanın mahkemelerin yetkisini uygunluk denetimiyle sınırlayan hükmünün iptal edildiğini, buna göre esasa girilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekilince istinaf dilekçesinde, 6719 Sayılı Kanun'un açıklayıcı bir düzenleme olduğu, yenilik getiren bir düzenleme olmadığı, davacının dava başında da haklı olmadığı, eski mevzuata göre de haksız olduğundan kanuna geriye yürürlük maddesinin özellikle konulduğu, o nedenle kararın red olması gerektiği, karar şekline göre de, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirinin hatalı olduğu ileri sürülerek kaldırılması, lehe vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi gerektiği istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür. Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedellerinin haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir. Davacı red kararını konusuz kalmadan dolayı karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğinden dolayı istinaf etmemiş, sadece davanın kabulü gerektiğinden bahisle istinafa getirmiş olup, kabule göre de, feri hükümleri istinafa getirmediğinden bu durumda istinaf sebepleriyle sınırlı inceleme yapılacaktır....nun 355. maddesi uyarınca, taraflarca ileri sürü...