Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 600,-TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/2811 KARAR NO : 2018/1663 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/06/2018 NUMARASI : 2017/129 E- 2018/689K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 23/11/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 600,-TL'nin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir. Davacı tarafça, hükme dayanak alınan 6719 sayılı kanun ve bunun geriye yürürlülük hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu, bu kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gidilmemesi veya başvuruların sonucunun beklenmemesinin hukuka aykırı olduğu istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüş, kararın bu yönlerden kaldırılması, kabul kararı verilmesi istenmiştir. Davalı tarafça istinaf sebepleri olarak, 6719 sayılı kanunun yürürlülüğünden önceki hukuki yorumun hatalı olduğu, zira, kanunun yenilik getirmediği, yargısal karışıklığa son vermek için açıklayıcı nitelikte çıkartıldığı, EPK ve kurulu kararları uyarınca bu bedellerin zaten yasal olarak tahsil edildiği, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede de bu bedellerin alınacağının yazılı olduğu, sözleşmenin bağlayıcı olduğu, red kararı verilmesi gerektiği, kabule göre de, aynı gerekçelerle davacının dava başında haklı olmadığı, buna göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirinin hatalı olduğu ileri sürülmüş, bu yönden kararın kaldırılması, lehe vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi istenmiştir. Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedellerinin haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir. HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi G...