DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/10/2018 İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, ancak takibin haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığını, zira davalının teminat olarak verilen açığa imzalı, miktarı ve vade tarihi boş olan senedi anlaşmaya aykırı olarak doldurup takibe konu ettiğini, senet üzerindeki para miktarı, birimi ile tanzim tarihi ve vade tarihi arasındaki 7 yıllık zaman farkının bu iddialarını ispat ettiğini, ayrıca müvekkilinin 2013 yılında asıl borçlu şirketin ortaklığından ayrıldığına ve kefalet sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin davalı bankaya göndermiş olduğu ihtarnameye banka...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/268 KARAR NO : 2018/1299 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2017 NUMARASI : 2015/648 E.-2017/824 K. DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/10/2018 İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, ancak takibin haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığını, zira davalının teminat olarak verilen açığa imzalı, miktarı ve vade tarihi boş olan senedi anlaşmaya aykırı olarak doldurup takibe konu ettiğini, senet üzerindeki para miktarı, birimi ile tanzim tarihi ve vade tarihi arasındaki 7 yıllık zaman farkının bu iddialarını ispat ettiğini, ayrıca müvekkilinin 2013 yılında asıl borçlu şirketin ortaklığından ayrıldığına ve kefalet sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin davalı bankaya göndermiş olduğu ihtarnameye banka herhangi bir cevap vermediği gibi senet hakkında da bilgi vermediğini, senedin geçerli olduğu kabul edilse bile tanzim tarihi itibariyle değerinin tespitinin gerektiğini, senet üzerinde imza yaşı ve mürekkep yazı yaşı incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin bonoya dayalı icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili, davacı iddialarının haksız olduğunu, dava konusu senedin borca mahsuben verilmiş bir senet olduğunu, davacının senedin teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğu yönündeki iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, ayrıca iş bu davadan sonra müvekkili ile asıl borçlu şirket ve diğer aval veren ... arasında protokol akdedildiğini ve borçluların takip konusu borcu kabul ettiklerini, davacı tarafça sözü edilen ihtarın müvekkiline tebliğ edilip edilmediğinin dahi belirsiz olduğunu, tebliğ edildiği kabul edilse bile davacının ortaklıktan ayrılmasının aval veren olarak imza attığı senetlerle ilgili sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine %20den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, iş bu davadan sonra düzenlenen protokolde dava dışı asıl borçlu şirketin takip konusu borcu kabul ettiği, davacının senedin teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki iddialarını ispatlayamadığı, bunun yanında davacının dava açmakta kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVACI VEKİLİNİN İSTİNAF SEBE...