Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalının Karacaoba Köyü Akçalar/Bursa adresindeki işyeri için 09/03/2007 tarihinde abone sözleşmesi tesis edildiğini,bu tesisatla ilgili olarak ödenmeyen su borçlarından dolayı davalı hakkında takip yapıldığını, davalının haksız itirazı sebebiyle takibin durduğunu beyanla , itirazının iptali ile takibin devamını, %20 den aşağı olmamak üzere davalıya icra inkar tazminatı yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin Türkiye genelindeki bayilerine akaryakıt ikmali yapan bir dağıtım şirketi olduğunu, bayilerin şirketlerinden bağımsız ve ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğunu, istasyonların tamamen...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2019/2201 KARAR NO : 2020/193 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/11/2017 NUMARASI : 2017/777 E - 2017/1312 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/02/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalının Karacaoba Köyü Akçalar/Bursa adresindeki işyeri için 09/03/2007 tarihinde abone sözleşmesi tesis edildiğini,bu tesisatla ilgili olarak ödenmeyen su borçlarından dolayı davalı hakkında takip yapıldığını, davalının haksız itirazı sebebiyle takibin durduğunu beyanla , itirazının iptali ile takibin devamını, %20 den aşağı olmamak üzere davalıya icra inkar tazminatı yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin Türkiye genelindeki bayilerine akaryakıt ikmali yapan bir dağıtım şirketi olduğunu, bayilerin şirketlerinden bağımsız ve ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğunu, istasyonların tamamen bayilerin nam ve hesabına işletildiğini , işletmeden doğan her türlü hak, yetki ve sorumluluğun münhasıran bayiye ait olduğunu, sözleşmedeki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, bahse konu taşınmaz üzerinde belirtilen tarihlerde bayilik faaliyeti gösteren ve taşınmazı kullanan, dolayısıyla su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan tüzel kişinin ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti olduğunu, müvekkilinin malik ya da zilyed olmadığını, herhangi bir kullanımının bulunmadığı taşınmazla ilgili olarak, su ve kanalizasyon hizmetinden yararlandığından bahisle takip konusu borcun muhatabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, abone sözleşmesinde abonenin Shell olarak, abonelik dilekçe formunda shell(benzinci) olarak yazıldığı, ikametgah ilmuhaberinde de ...(Benzinci) yazıldığı, belge altındaki imzaların davalı-şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunun belli olmadığı, ödeme emrinde davalı-borçlu şirketin adının tam olarak yazılmadığı, sadece ... olarak belirtilmekle yetinildiği, borca itiraz eden şirketin söz konusu benzin istasyonu için davacıdan hizmet almadığı, adresi verilen taşınmazda benzin istasyonu mevcut olduğu ve ...Ltd Şti ile ...A.Ş arasında bayilik sözleşmesi bulunduğu, dolayısıyla ... Ltd Şti'nin ayrı ve bağımsız bir tüzel kişi tacir olduğu, bu şekilde benzin istasyonu için verilen su ve kanalizasyon hizmetleri nedeni ile davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı, borçlu sıfatı olmadığı (pasif husumet yokluğu) gerekçesiyle, davanın HMK 114/1-d ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Sözkonusu kararı davacı vekili istinaf etmiş olup, dilekçesinde özetle; BUSKİ Genel Müdürlüğü Tahakkuk ve Tahsilat Yönergesinin...