İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... arasında işyeri devir sözleşmesi imzalandığını, buna göre adı geçen davalıya 22.000 TL ödeme yapıldığını, ayrıca bakiye 78.000 TL için ise teminat bonosu verildiğini, daha sonra davalının bu yeri devredemeyeceğinin anlaşılması üzerine sözleşmenin geçersiz olduğunu ve ödenen 22.000 TL ile verilen bir adet bononun iadesinin ihtarname ile istendiğini, 23/11/2011 tarihinde davacı ile adı geçen davalının bir araya gelerek protokol düzenlediklerini, protokolün 4.paragrafının 2.cümlesinde, protokolün imzalanmasıyla borçlu tarafın alacaklı taraftan herhangi bir alacağının kalmadığını kabul ederek alacaklıyı ibra etmiş...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4841 Esas KARAR NO: 2020/1173 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2017 NUMARASI: 2014/627 2017/74 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 02/07/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... arasında işyeri devir sözleşmesi imzalandığını, buna göre adı geçen davalıya 22.000 TL ödeme yapıldığını, ayrıca bakiye 78.000 TL için ise teminat bonosu verildiğini, daha sonra davalının bu yeri devredemeyeceğinin anlaşılması üzerine sözleşmenin geçersiz olduğunu ve ödenen 22.000 TL ile verilen bir adet bononun iadesinin ihtarname ile istendiğini, 23/11/2011 tarihinde davacı ile adı geçen davalının bir araya gelerek protokol düzenlediklerini, protokolün 4.paragrafının 2.cümlesinde, protokolün imzalanmasıyla borçlu tarafın alacaklı taraftan herhangi bir alacağının kalmadığını kabul ederek alacaklıyı ibra etmiş sayılacaktır şeklinde düzenleme bulunduğunu, buna göre davalının 23/11/2011 tarihinden önceki tüm borçlar yönünden müvekkilini ibra ettiğini, ancak davalı ...'nun bu senedi muvazaalı olarak diğer davalı ..'a ciroladığını ve davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, 23/11/2011 tarihli protokol gereğince müvekkilinin ibra edildiğini, dolayısıyla takibe konu senedin bedelsiz kaldığını, davalıların hazırlık soruşturması sırasında verdikleri ifadelerinde yakın akraba olduklarını kabul ettiklerini, dolayısıyla davalı ...'un iktisabında iyiniyetli olmadığını, davalıların muvazaalı ve kötüniyetli olarak birlikte hareket ettiklerini belirterek takibe konu edilen 20.000 TL bedelli senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili tarafından davacıya başlatılan bir takip olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, 78.000 TL bedelli senedin ayrı bir senet olduğunu, durumun hazırlık soruşturmasında da anlaşıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin alacağına karşılık bu senedi ciro yoluyla devraldığını, teminat senedi iddialarının mahkemece kabul edilmediğini, hazırlık soruşturması sonunda takipsizlik kararı verildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; davacı ile davalılardan ... arasındaki protokolün geçersiz sözleşme nedeniyle ödenmiş olan 22.000 TL devir bedelinin ve borcun tasfiyesinin amaçlandığı, takibe konu edilen 31/12/2008 vadeli, 20.000 TL bedelli bononun bu protokol kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebeb...