MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2017/885 Esas - 2017/1338 Karar TARİHİ: 14/12/2017 DAVA TÜRÜ: Suistimal Kaydının Silinmesi Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin araçların satış, servis ve sigorta işleri ile ilgili olarak faaliyet gösteren yetkili bayi konumunda olduğunu, 13/11/2008 tarihinde müvekkili şirketin personelleri tarafından servis alanındaki bir aracın hasarının büyütüldüğünden bahisle müvekkili şirket yetkilisi hakkında ceza davası açıldığını, mahkemece hükmün açıklanmasının geri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/102 KARAR NO: 2020/591 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2017/885 Esas - 2017/1338 Karar TARİHİ: 14/12/2017 DAVA TÜRÜ: Suistimal Kaydının Silinmesi Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin araçların satış, servis ve sigorta işleri ile ilgili olarak faaliyet gösteren yetkili bayi konumunda olduğunu, 13/11/2008 tarihinde müvekkili şirketin personelleri tarafından servis alanındaki bir aracın hasarının büyütüldüğünden bahisle müvekkili şirket yetkilisi hakkında ceza davası açıldığını, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bu kararın bir ceza mahkumiyet kararı niteliğinde olmadığını, ancak davalı tarafın bu ceza mahkemesi kararına binaen müvekkili hakkında suistimal kaydı oluşturduğunu, bu durumun müvekkilinin kâr ve iş kaybına neden olduğunu ileri sürerek müvekkiline ait suistimal kaydının silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ilgili yönetmelik hükmü gereği veri tabanına kayıt yapma yükümlülüğünün ilgili sigorta şirketine yüklendiğini, müvekkilinin görevinin ilgili verilerin tek bir merkezde ve güvenli bir ortamda tutulması olduğunu, dava konusu kaydın da bir sigorta şirketi tarafından oluşturulduğunu, yönetmelik uyarınca kaydın silinmesi gibi bir durumun mümkün olmadığını, kaldı ki davacı talebinin haksız olduğunu, davacı şirket yetkilisinin ceza mahkemesince suçlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Buna karşılık davacı vekili; kaydın silinmesi için ilgili sigorta şirketine de başvuruda bulunulduğunu, ancak sigorta şirketinin böyle bir yetkisinin olmadığını bildirdiğini belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi 14/12/2017 tarihli, 2017/885 Esas - 2017/1338 Karar sayılı kararında "...Yargı yolunun caiz olmaması, dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Sigorta Bilgi Merkezi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca Hazine Müsteşarlığı nezdinde kurulan, tüzel kişiliği haiz, yine denetimi adı geçen Müsteşarlık tarafından gerçekleştirilen bir kamu tüzel kişisidir. Davalı, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş biçimine göre davacı; açıkça, davalı kamu tüzel kişisinin hizmet kusuruna dayanmıştır. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusuru...