DAVA: Ticari Şirket - Yürütmenin Geri Bırakılması Talebi KARAR TARİHİ: 19/11/2020 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda ara verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, şirketin menfaatleri, hakların sakınılarak kullanılması yasağının bile bile ihlali dürüstlük kurallarına riayet edilmemesi, 2017 yılı sermaye azaltım ve artırım kararlarını iptal eden Bakırköy 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/372 Esas 2018/296K. Sayılı mahkeme ilamının dikkate alınmaması, gecikme sebebiyle telafisi güç zararların doğacağı bu durumda geriye dönük olarak hissedarlık oranlarının ve ödemelerin düzeltilmesinde sıkıntılar yaşanacağından bahisle, dava konusu yönetim kurulu kararı ile genel kurul kararlarının TTK md. 449/1 uyarınca yürütmesinin geriye bırakılmasını talep etmiştir....
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1649 Esas KARAR NO: 2020/1320 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2020 Tarihli Ara Karar NUMARASI: 2020/200 Esas DAVA: Ticari Şirket - Yürütmenin Geri Bırakılması Talebi KARAR TARİHİ: 19/11/2020 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda ara verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, şirketin menfaatleri, hakların sakınılarak kullanılması yasağının bile bile ihlali dürüstlük kurallarına riayet edilmemesi, 2017 yılı sermaye azaltım ve artırım kararlarını iptal eden Bakırköy 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/372 Esas 2018/296K. Sayılı mahkeme ilamının dikkate alınmaması, gecikme sebebiyle telafisi güç zararların doğacağı bu durumda geriye dönük olarak hissedarlık oranlarının ve ödemelerin düzeltilmesinde sıkıntılar yaşanacağından bahisle, dava konusu yönetim kurulu kararı ile genel kurul kararlarının TTK md. 449/1 uyarınca yürütmesinin geriye bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalı şirkete ve mevcut pay sahiplerine zarar verme ve baskı kurma amacı ile ikame edilen davanın, hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneğini teşkil etmekte olup, ön inceleme aşamasında reddedilmesi gerektiğini, dava konusu edilen genel kurul ve yönetim kurulu kararı kanuni usul ve esaslara uygun olarak alındığı, ticaret sicil müdürlüğü nezdinde tescil edildiği ve ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, davacının sermaye azaltımı ve eş zamanlı sermaye artırımının dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle butlan nitelikte olduğu yönündeki iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının TTK 448/3.madde uyarınca teminat göstermesi gerektiğini savunarak, davacının teminat yatırmaması halinde davanın usulden reddine, davanın TMK 2.maddedeki dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle ön inceleme aşamasında usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/09/2020 tarih ve 2020/200 Esas sayılı ara kararında; "Mahkememiz 03/03/2020 tarihli tensip tutanağı ile ;"Davacı vekilinin31/12/2018 tarihli yönetim kurulu kararı ve 25/12/2019 tarihli 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin durdurulması yönündeki talebinin TTK m.449 gereğince yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındığında değerlendirilmesine," karar verilmiştir. Davalı vekilinin 04/08/2020 tarihli beyan dilekçesi ekinde şirket yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ..., ... tarafından ayrı ayrı düzenlenen beyan dilekçelerinin sunulduğu, beyan dilekçeleri ile; ...'ın iddialarının asılsız olduğunu yapılan çalışmaların şirket menfaatlerini ön planda tutularak yapıldığını ve olumlu neticeler alı...