DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/12/2019 Taraflar arasındaki davada, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 17/08/2005 tarihli adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu dairenin 145.000USD mukabilinde davalı ... ve ... satılması konusunda anlaştıklarını, satış...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI ESAS NO : 2019/3234 KARAR NO : 2019/2241 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2018 NUMARASI : 2018/1301 Esas DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 18/12/2019 Taraflar arasındaki davada, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 17/08/2005 tarihli adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu dairenin 145.000USD mukabilinde davalı ... ve ... satılması konusunda anlaştıklarını, satış sözleşmesinin 3. Maddesinde bedelin KDV dahil 145.000USD olarak peşin ödendiğinin yazıldığını, tapu devri ve cezai şart başlıklı 4. Maddesinde alıcının satış bedeli ve cezai şart bedeli olarak ödemiş olduğu 315.000USD karşılığı almış olduğu teminat mektubunu nakde çevirme hakkına sahip olduğunu, satıcının ise kira ecrimisil talep edemeyeceğini gayri kabili rücu kaydı ile kabul ve beyan ettiklerini, bu durumda satış bedeli, cezai şart ve maddi tazminat tutarı 315.000USD'den daha az olamayacağı gibi, talep tarihindeki dairenin rayiç bedeli kadar satıcı tarafından alıcıya ödeneceğini, tapu devrinin yapılmaması halinde veya 3.yılda kesinleşmemesi üzerine tek taraflı olarak sözleşmeden cayma hakkı dışında veya satıcının davayı kaybetmesi hali dışında paraya çevirme talebinde bulunulamayacağı, tapunun devri anında alınmış olan banka teminat mektubunun satıcıya iade edileceğinin ise sözleşmenin 7.maddesinde düzenlendiğini, şekle aykırı olan sözleşme ve cezai şart dahil olmak üzere asıl borca bağlı tüm verilerin geçersiz olduğunu, davacı şirket ile arsa sahipleri arasındaki İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1228 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen tapu iptal davasının davacı yararına karara çıktığını, ancak henüz Yargıtay'da olup kesinleşmediğini, davalıların mahrum kalınan kira bedellerini ödemek zorunda olduklarını, teminat mektubunu hukuka aykırı olarak nakde çeviren davalı bankanın da davacının zararını karşılamak zorunda olduğunu, teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiğinin tespitine, davalılara haksız yere ödenen 315.000USD tutarlı teminat mektubu bedelinin daha önce tahsil edilen 145.000USD'nin mahsubu ile bakiye 170.000USD meblağın nakde çevrime tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 890.400TL mahr...