Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı taraf ile müvekkili şirket arasında gerçekleşen ticari faaliyet sonucunda doğan borca yönelik tanzim edilmiş ilgili faturalara borçlu/davalı tarafından itiraz edilmediğini ve ilgili faturalar cari hesap ekstresine kaydedildiğini, takip bedeli 78.484,46 TL üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı tarafın 01/08/2016 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğunu, ilgili itirazın iptali için bu davayı açtıklarını, davalı tarafın borcunu bildiği halde, kötü niyetli olarak ödeme emrine itiraz ettiğini, TTK 21. maddesinin ''Ticari İşletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3402 KARAR NO: 2022/276 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/09/2021 NUMARASI: 2021/326 Esas, 2021/769 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 09/02/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı taraf ile müvekkili şirket arasında gerçekleşen ticari faaliyet sonucunda doğan borca yönelik tanzim edilmiş ilgili faturalara borçlu/davalı tarafından itiraz edilmediğini ve ilgili faturalar cari hesap ekstresine kaydedildiğini, takip bedeli 78.484,46 TL üzerinden icra takibine geçildiğini, davalı tarafın 01/08/2016 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğunu, ilgili itirazın iptali için bu davayı açtıklarını, davalı tarafın borcunu bildiği halde, kötü niyetli olarak ödeme emrine itiraz ettiğini, TTK 21. maddesinin ''Ticari İşletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' amir hükmü gereğince ; davalı şirketçe 8 günlük itiraz süresinde itirazda bulunulmadığından faturaların içeriğinin kabul edildiğini, ilgili faturalar borcundan dolayı davalı şirket ile müvekkili şirket arasında cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, cari hesap ekstresinin mevcut durumu gerçek olarak ortaya koyduğunun tespiti halinde bu alacağın likit sayılması gerektiğini, uygulanan faiz 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da belirtilen yasal faiz olduğundan bu itirazın da yersiz olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ve takibin devamına, davalının takip miktarının en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dava dilekçesine belirtmiş olduğu talepleri haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde davacı şirkete müvekkil şirketin kesinlikle böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından davalı şirketten ürün sipariş edildiğini ancak bahse konu ürünlerin tamamen davalının kendi hatası ile gerek yazılı gerekse sözlü olarak defalarca uyarılmasına rağmen eksik ve hatalı olarak gönderildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin zarar uğradığını, müşterileri karşısında çok zor durumlara düştüğünü, müvekkili şirket tarafından yasal süresi içerisinde bahse konu faturalarla ilgili olarak itiraz edildiğini ve yazışmalar yapıldığını, müvekkili şirket tarafından sipariş edilen ürünl...