İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle satılan mallar için 31.171,50 TL fatura ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibi ile davalı işyerinde haczedilen malların yediemine teslim edildiğini, davalının icra takibine ve borca itirazı olmadığı için resmi icra taahhüdü alındığını, taahhüt sonrasında borcun ilk taksidini ödediğini, borçlu vekilinin tebligatın usulsüz yapıldığı iddiası ile açtığı dava sonucunda tebliğ tarihinin 23/11/2015 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve icra takibinin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptalini, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1393 Esas KARAR NO : 2019/1902 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEME : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2018 DOSYA NUMARASI: 2016/873 Esas - 2018/352 Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 25/12/2019 İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle satılan mallar için 31.171,50 TL fatura ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibi ile davalı işyerinde haczedilen malların yediemine teslim edildiğini, davalının icra takibine ve borca itirazı olmadığı için resmi icra taahhüdü alındığını, taahhüt sonrasında borcun ilk taksidini ödediğini, borçlu vekilinin tebligatın usulsüz yapıldığı iddiası ile açtığı dava sonucunda tebliğ tarihinin 23/11/2015 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve icra takibinin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptalini, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu, icra takibinin ve davanın yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığını, davaya dayanak takibe konu fatura bedeline ilişkin herhangi borç bulunmadığını, davacının taahhütlerinden kaynaklanan edimini yerine getirmediğini, müvekkili şirkete herhangi bir mal teslimi gerçekleşmemesine rağmen davacı tarafından fatura kesildiğini, usulsüz tebligata dayalı olarak yapılan cebri icra tehdidi altında ve haciz sırasında alınan ödeme taahhüdünün geçerli olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk derece Mahkemesi 12/04/2018 tarih 2016/873 Esas - 2018/352 Karar sayılı kararında;"...Alınan bilirkişi raporunda; davacı firmanın inceleme konusu yapılan 2013-2014 yıllarına ait ticari işletme defterlerinin yasal süreleri içerisinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, davacının inceleme konusu yapılan ticari defterlerinde takip ve dava konusu 31.171,50 TL irsaliye faturanın kayıtlarında yer aldığı, ancak, takip konusu irsaliyeli faturası üzerinde teslim alan bilgilerinin yer almadığı, davalı tarafın bağlı olduğu Beyazıt Vergi Dairesi kayıtlarından davalının Ekim 2014 dönemine ait BA formu dökümünde takip ve dava konusu faturanın araştırılabileceği bildirilmiştir. Alınan bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, Mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre, takip ve dava konusu faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu, ancak, fatura içeriği mal teslimine ilişkin irsaliyeli faturada daval...