Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının davalıya 210.000 Euro ödediğini, sözleşme uyarınca 210.000 Euro ile kar payına karşılık gelen 90.000 Euro'nun davacıya ödenmesi gerekirken ödenmediğinden bahisle tahsili için yapılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğinden, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 17/03/2017 tarihli ortaklık sözleşmesi uyarınca davacı ile birlikte 250 ton kömür işletilerek satılacağını, tüm masrafların davacı tarafça karşılanacağını, sonunda da elde edilecek kârın %30'unun davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, ancak yapılan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/2012 KARAR NO : 2018/1172 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/03/2018 NUMARASI : 2017/900 E - 2018/255 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 26/09/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının davalıya 210.000 Euro ödediğini, sözleşme uyarınca 210.000 Euro ile kar payına karşılık gelen 90.000 Euro'nun davacıya ödenmesi gerekirken ödenmediğinden bahisle tahsili için yapılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğinden, haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 17/03/2017 tarihli ortaklık sözleşmesi uyarınca davacı ile birlikte 250 ton kömür işletilerek satılacağını, tüm masrafların davacı tarafça karşılanacağını, sonunda da elde edilecek kârın %30'unun davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, ancak yapılan işten kar elde edilemediği gibi zarar edildiğini sözleşmenin kar-zarar ortaklığı olduğunu, davacının zararı kabullenmek istemediğini, davalı şirketin Türkiye'de mangal kömürünü zenginleştirme, nargile kömürü vb şeklinde değerlendirilerek yurt dışına ihraç etmek üzere işletme kurduğunu, 7 yılda finanse ettiğini, ancak bunun yeni bir icat olması nedeniyle tam oturmadığını, davacının her türlü masrafı ödemeyi üstlendiğini, müvekkili şirketin davacının koyduğu para ile kömür aldığını, bir kısmını işlediğini, çoğunu da işleyemeden davacının verdiği parayı istediğini şu an dahi 50.000 Dolar civarında kömür bulunduğunu belirterek zarar ettiklerinden dolayı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme dava konsu sözleşme gereğince taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu, davacının adi ortaklığa 209.932,94 Euro yatırdığı ve kardan %30 oranında pay almayı hedeflediği, davacının gerçek şahıs davalının ticari şirket olduğu, aynı zamanda davacı adına ticari işletme kaydı bulunmadığının belirlendiği, 6102 sayılı TTK 4. maddesine göre, davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle, adi ortaklıktan kaynaklanan davalarda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, "Mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın HMK 114/c ve HMK 115 maddesi gereğince, dava şartı yokluğundan usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar vermiştir. Mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Dava adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmış kar payı alacağına ilişkindir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığının, 2015/1830 E., 2017/4738 K. sayılı kararında "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye H...