İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalının Bursa'da bulunan ...Ltd. Şti'ne hissedar iken davalının uzlaşmaz tutumları nedeniyle ortaklığın sona erdiğini, davalının şirketteki hissesini müvekkili ile diğer ortak ve kardeşi olan ...'e devrederek şirketten ayrıldığını, ancak davalının şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili ve diğer hissedar aleyhine icra takibi başlattığını, davalının müvekkili aleyhine ilk olarak 150.000,00 TL senede dayalı olarak takip başlattığını, takibin itiraz üzerine icra hukuk mahkemesince iptal edildiğini, daha sonra aynı belgeye dayanarak müvekkili aleyhine ilamsız takip başlattığını, takibe konu senedin davalı tarafından müvekkilinin iş...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/688 Esas KARAR NO : 2018/1989 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2016 NUMARASI : 2014/355 2016/1056 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 28/09/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalının Bursa'da bulunan ...Ltd. Şti'ne hissedar iken davalının uzlaşmaz tutumları nedeniyle ortaklığın sona erdiğini, davalının şirketteki hissesini müvekkili ile diğer ortak ve kardeşi olan ...'e devrederek şirketten ayrıldığını, ancak davalının şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili ve diğer hissedar aleyhine icra takibi başlattığını, davalının müvekkili aleyhine ilk olarak 150.000,00 TL senede dayalı olarak takip başlattığını, takibin itiraz üzerine icra hukuk mahkemesince iptal edildiğini, daha sonra aynı belgeye dayanarak müvekkili aleyhine ilamsız takip başlattığını, takibe konu senedin davalı tarafından müvekkilinin iş yerinde olmadığı bir sırada çalınmak suretiyle ele geçirildiğini, senedin çalıntı bir senet olduğunu, davalının hazırlık soruşturmasında ve ağır ceza mahkemesindeki ifadelerinde bu senedin şirketteki hisselerin devri karşılığında aldığını beyan ettiğini, oysa noterlikte düzenlenen hisse devrine ilişkin belgede devir bedelinin tahsil edildiğini, yine taraflar arasında karşılıklı bir ilişki bulunmadığını belirterek müvekkilinin takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve davalının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının senetteki imzayı kabul ettiğini, bu nedenle borcunu ödemesi gerektiğini, müvekkilinin diş hekimi olup müvekkilinin 2010 yılında ortaklıktan ayrılması üzerine hisse devri hususunda müvekkiline yapılacak ödemede davacı ve dava dışı ...'le mutabakata varılması konusunda dava konusu bononun düzenlendiğini, diğer hissedardan çek alındığını, daha sonra tarafların bir araya gelerek hisse devir sözleşmesini imzaladıklarını, davacının iddialarının doğru olmadığını, hakkında yapılan suç duyurusu sonunda takipsizlik kararı verildiğini, diğer hissedar olan kardeşi tarafından yapılan suç duyurusu nedeniyle ağır ceza mahkemesinde dava açılmış ise de bu davada hakkında beraat kararı verildiğini, davacının iddiasının aksine hisse devrine ilişkin sözleşmede bedeli nakden aldığı ibaresi bulunmadığını, sözleşmede bedeli haricen ve tamamen tahsil eyledim ibaresinin mevcut olduğunu, müvekkilinin el yazısı ile de bedelini haricen ve tamamen aldım yazısının bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; dava konusu senedin davacının rızası dışında ele geçirildiği, gerçek bir alacağı ya...