İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde Abonman Sigorta Sözleşmesine istinaden düzenlenen Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı malların uluslararası karayolundan davalı tarafından taşınması sırasında bir kısmının hasarlandığını ve bu hususun CMR senedine şerh düşüldüğünü, ekspertiz incelemesi sonucu hasardan davalı taşımacının sorumlu olduğunun tespit edildiğini, hasar nedeniyle dava dışı sigortalı ... A.Ş.ye 03/10/2013 tarihinde 10.810,80 USD ödeme yapıldığını, bu ödeme ile müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, 14/12/2012 tarihinde dava dışı sigortalı tarafından ve 23/10/2013 tarihinde müvekkili tarafından davalıya rücu ihtarları gönderilmiş ise de olumlu bir sonuç...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1297 KARAR NO : 2019/1623 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2018 DOSYA NUMARASI : 2015/1345 Esas - 2018/571 Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/11/2019 İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde Abonman Sigorta Sözleşmesine istinaden düzenlenen Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı malların uluslararası karayolundan davalı tarafından taşınması sırasında bir kısmının hasarlandığını ve bu hususun CMR senedine şerh düşüldüğünü, ekspertiz incelemesi sonucu hasardan davalı taşımacının sorumlu olduğunun tespit edildiğini, hasar nedeniyle dava dışı sigortalı ... A.Ş.ye 03/10/2013 tarihinde 10.810,80 USD ödeme yapıldığını, bu ödeme ile müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, 14/12/2012 tarihinde dava dışı sigortalı tarafından ve 23/10/2013 tarihinde müvekkili tarafından davalıya rücu ihtarları gönderilmiş ise de olumlu bir sonuç alınamadığını, ödenen tutarın 5.513,51 USDsinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı definde bulunduklarını, zira dava konusu malların alıcısına 12/12/2012 tarihinde teslim edildiğini, davalının ise 16/05/2014 tarihinde icra takibi başlattığını, dolayısıyla CMR 32/1 maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, bunun yanında davacı iddia ve taleplerinin haksız olduğunu, zira mallar 12/12/2012 tarihinde teslim edilmiş olmasına rağmen sigorta poliçesinin 13/12/2012 tarihinde düzenlendiğini, davacı tarafça sunulan delillerde ise hasar tarihinin 14/12/2012 olarak belirtildiğini, hasardan sonra düzenlenen poliçeye bağlı olarak yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğunu, kaldı ki hasarlandığı iddia edilen malların müvekkili aracı ile taşınmadığını, dava dışı sigortalının bir zararının olup olmadığının da tespitinin gerektiğini, talep edilen tazminat tutarının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/07/2018 tarih ve 2015/1345 Esas - 2018/571 Karar sayılı kararı ile; " ... Somut olayda davalının özen yükümlüğünü ihlalden doğan hareketinin bilerek kötü hareket olarak kabulü mümkün olmadığından 1 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olacaktır. Yine teslimde kısmi hasar söz konusu olduğundan zamanaşımı süresinin malın tesliminden itibaren başlayacağı kabul edilmelidir. Olayımızda teslim tarihi net değil ise de davacı lehine 14/12/2012 olduğunun kabulü halinde icra takip tarihi olan 16/05/2014 tarihi itibariyle ...