Konu: İdarece 4857 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinin birinci fıkrasının II numaralı başlığının (h) bendi gereğince iş akdi feshedilen işçiye kıdem tazminatı ödenmemesi gerekirken ilgili işçiye kıdem tazminatı ödenmesi. 68 sayılı ilamın 5. Maddesiyle; idarece 4857 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinin birinci fıkrasının II numaralı başlığının (h) bendi gereğince iş akdi feshedilen işçiye kıdem tazminatı ödenmemesi gerekirken ilgili işçiye ... TL ödeme yapılarak kamu zararına sebep olunduğuna, bu zararın sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir. Temyiz Dilekçesi Sorumluluğuna hükmedilen Üst Yönetici ... ile Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ... tarafından sunulan aynı mahiyetli temyiz dilekçesinde özetle; ... ... Belediyesinde işçi olarak çalışan ...’ın iş akdi, görevlerini tam olarak yerine getirmediği gerekçesiyle Belediye tarafından ... tarihi itibariyle haklı fesih sebebi...
Konu: İdarece 4857 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinin birinci fıkrasının II numaralı başlığının (h) bendi gereğince iş akdi feshedilen işçiye kıdem tazminatı ödenmemesi gerekirken ilgili işçiye kıdem tazminatı ödenmesi. 68 sayılı ilamın 5. Maddesiyle; idarece 4857 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinin birinci fıkrasının II numaralı başlığının (h) bendi gereğince iş akdi feshedilen işçiye kıdem tazminatı ödenmemesi gerekirken ilgili işçiye ... TL ödeme yapılarak kamu zararına sebep olunduğuna, bu zararın sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir. Temyiz Dilekçesi Sorumluluğuna hükmedilen Üst Yönetici ... ile Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ... tarafından sunulan aynı mahiyetli temyiz dilekçesinde özetle; ... ... Belediyesinde işçi olarak çalışan ...’ın iş akdi, görevlerini tam olarak yerine getirmediği gerekçesiyle Belediye tarafından ... tarihi itibariyle haklı fesih sebebi ile feshedilmesine rağmen kendisine kıdem tazminatı ödenmesi nedeniyle ... TL kamu zararı oluştuğu, aynı kişinin iş akdinin feshinden 1 gün sonra ... tarihinde aynı Belediyede İçişleri Bakanlığı’ndan izin alınmadan Özel kalem Müdürü olarak, daha sonra da ... tarihinde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak atanması. Sayıştay kararında kamu zararı iki gerekçeye dayandırılmıştır. Kararda sorgu belgesine karşın yazılı savunmamızda ifade edilen hususların tam olarak gözetilmediği; dolayısıyla da haksız ve hiçbir kanıt ya da belgeye dayanmaksızın muvazaa gibi niyet okumaya dayalı bir şekilde hüküm kurulduğu değerlendirilmiştir. Önceki yazılı savunmamızda da yer aldığı üzere birbirinden bağımsız iki idari işlem mevcuttur. Birincisi; İçişleri Bakanlığının 3.6.2009 gün ve B.05.0.MAH.0.08.01.00/900-14626 sayılı genelgesine aykırı hareket edildiği ve bakanlıktan atama izni alınmadığından bahsedilmektedir. Hâlbuki İdare ... tarih ve … sayılı yazı ile İçişleri Bakanlığına atama izin talep yazısı yazmıştır. (EK-1) Ancak bakanlıkça olumsuz herhangi bir cevabi yazı yazılmamış olup idare ...’ın özel kalem müdürlüğüne atamasını ... tarihinde yapmıştır. (EK-2) Yani İçişleri Bakanlığına izin talep yazısı yazıldıktan iki yıl sonra atama işlemi yapılmıştır. Kaldı ki; Yasama organı tarafından çıkartılan kanunlarla, yürütme tarafından çıkartılan diğer uygulayıcı düzenlemelerin aynı hiyerarşide kabul edilmelerini gerektiren ya da bunu haklı gösteren bir neden olmadığı gibi, hukuk devleti ilkesi ve uygulayıcı kuralların işlevleri göz önünde bulundurulduğunda kanunla tanınmış bir hakkın genelge ile kısıtlanmış olması yeterli bir neden olmamalıdır. Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 58’inci maddesinde aslî memurluğa atanma, 59’uncu maddede ise, istisnaî memurluklara atanma konusundaki hükümler ihdas edilmiştir. 59’uncu maddesinin birinci fıkrasında, bu fıkrada unvanı sayılan kadrolara, 657 sayılı Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile memur atanabileceği, ikinci fıkrasında ise, bi...