4857 sayılı İş Kanununun “Tatil ücretine girmeyen kısımlar” başlıklı 50 nci maddesinde; “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” ….. ile ….. Sendikası arasında imzalanan 01.03.2009-28.02.2011 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin “Yıpranma Primi” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla; (…) pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20’si diğer işçilere ise %15’i oranında yıpranma primi ödenir.” Hükümleri yer almakladır. Toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihte...
YIPRANMA PRİMİ 4857 sayılı İş Kanununun “Tatil ücretine girmeyen kısımlar” başlıklı 50 nci maddesinde; “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” ….. ile ….. Sendikası arasında imzalanan 01.03.2009-28.02.2011 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin “Yıpranma Primi” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla; (…) pozisyonlarında çalışan işçilere, çıplak yevmiyelerinin %20’si diğer işçilere ise %15’i oranında yıpranma primi ödenir.” Hükümleri yer almakladır. Toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun "Toplu iş sözleşmesine konulamayacak hükümler" başlıklı 5 inci maddesinde; "Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz." hükmüne yer verilmiş, 2822 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 18.10.2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 33 üncü maddesinin beşinci fıkrasında da; "Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez." hükmüne yer verilmek suretiyle toplu iş sözleşmelerinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olamayacağı kabul edilmiştir. İş hukukunda emredici kuralların mutlak ve nispi emredici kurallar olarak ikiye ayrıldığı öğretide kabul edilmiş bir husustur. Kanunda yer alan “aksi kararlaştırılamaz”, “zorundadır”, “şarttır”, “vazgeçilemez” gibi terimler hükmün mutlak emredici olduğunu gösterir. Nispi emredici kurallar, toplu iş sözleşmelerinde işçi lehine avantaj sağlayacak şekilde düzenlenebilirse de, toplu iş sözleşmeleriyle mutlak emredici hükümleri ihlal edecek düzenlemeler getirilemez. Aksi takdirde söz konusu hükümler geçersizdir. O halde söz konusu olayda çözülmesi gereken temel sorun; 4857 sayılı Kanunun 50 nci maddesinde yer alan “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” şeklindeki hükmün mutlak emredici nitelikte bir hüküm olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasıdır. Maddenin yazılış biçiminden söz konusu hükmün emredici nitelikte olduğu, “hesaba katılmaz” şeklinde bitiril...