Hukuk servisinde işçi statüsünde çalışan personele avukatlık vekalet ücreti ödenmesi; 150 sayılı İlamın 9. maddesiyle; … Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği’nde görevli işçiler …, … ve …’e mevzuata aykırı şekilde avukatlık vekalet ücreti ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Sorumlu (Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden 1. Hukuk Müşaviri …), temyiz dilekçesinde özetle; Daire ilamında muhalif kalan üyelerce de ifade edildiği gibi; her ne kadar sorguda 5393 sayılı Belediye Kanununun 83 üncü maddesindeki “… fiilen görev yapan memurlara …” ifadesi gerekçe gösterilmiş ise de, söz konusu madde dağıtımının nasıl yapılacağını 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye verilecek Ücreti ve Vekalet Hakkında Kanun hükümlerinin belirlediğini, bu nedenle vekalet ücretinin dağıtımında esas Yasanın 1389 sayılı Yasa olduğunu, 1389 sayılı...
Hukuk servisinde işçi statüsünde çalışan personele avukatlık vekalet ücreti ödenmesi; 150 sayılı İlamın 9. maddesiyle; … Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği’nde görevli işçiler …, … ve …’e mevzuata aykırı şekilde avukatlık vekalet ücreti ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Sorumlu (Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden 1. Hukuk Müşaviri …), temyiz dilekçesinde özetle; Daire ilamında muhalif kalan üyelerce de ifade edildiği gibi; her ne kadar sorguda 5393 sayılı Belediye Kanununun 83 üncü maddesindeki “… fiilen görev yapan memurlara …” ifadesi gerekçe gösterilmiş ise de, söz konusu madde dağıtımının nasıl yapılacağını 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye verilecek Ücreti ve Vekalet Hakkında Kanun hükümlerinin belirlediğini, bu nedenle vekalet ücretinin dağıtımında esas Yasanın 1389 sayılı Yasa olduğunu, 1389 sayılı Yasanın ise 02 Şubat 1929 tarihli olup, Yasanın adından da görüleceği üzere avukat ve saireye verilecek ücreti vekalet hakkında olduğunu, Yasanın adında Avukat yanında "ve saire" kullanılmakta olduğunu, işçi ve memur ayrımı söz konusu olmadığını, ayrıca sorguda tanımlanan memur ifadesinde 657 sayılı Kanunda belirtilen devlet memuru kastedilmektedir ki, Devlet Memurları Kanununun kabul tarihinin 14 Temmuz 1965, Resmi Gazetede ilan tarihinin ise 20 Temmuz 1965 olduğunu; dolayısıyla, 1389 sayılı Yasada ve 5393 sayılı Belediye Yasasında geçen memur kelimesinin fiilen görev yapan personeli amaçlamakta olduğunu, bilindiği gibi sorguya konu yıllarda kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan avukatların takip edip sonuçlandırdıkları davaların sonucunda mahkemelerce hüküm altına alman vekalet ücretinin ödenmesi konusunun; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146/3 maddesinde düzenlenmekte ve belirlenen yıllık limit doğrultusunda ödeme yapılmakta, dağıtımdan arta kalan kısmın 22.03.1983 tarihli “Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımı Hakkında Yönetmelik” uyarınca idare tarafından gelir kaydedilemediğinden bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilerek bir sonraki yıl yeniden dağıtıma dahil edilmekte olduğunu, 5393 sayılı Belediye Yasasından önceki 1580 Belediye Yasasındaki düzenlemede ve 1136 sayılı Avukatlık Kanuna eklenen 199 uncu maddede dağıtım yapılacak personelin “hukuk işleri servisinde vazife gören diğer personeli” kapsamakta idi olduğunu, nitekim, Maliye Bakanlığının 18.09.1969 tarih ve 115500-1825-14845 sayılı … Valiliğine hitaben yazdığı mütalaada da işçi ve memur ayrımına değinirken Hukuk İşleri Servisinde vazife gören katip, daktilo kullananlar gibi tüm personele dağıtım yapılması lazım geldiğinin açıkça ifade edildiğini, Belediye Yasasının, diğer benzer yasalardaki memur kelimesini geniş-amaçsal yorumlanmasının hukukun evrensel ilkeleri olan adalet-eşitlik-hakkaniyet gibi ilkeleri gereği olduğunu, zira; aynı işyerinde aynı işi yapmakta olan bilgisayar işletmeni memur ve işçi ile dava-evrak takibi yapan memur ve işçinin aynı işi yaptı...