Konu: Üst kurul üyelerinin maaşlarının hatalı ödenmesi. 100 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; Üst Kurul üyelerinin maaş ödemelerinde, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 666 sayılı "Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname" hükümleri geçerli olduğu halde, 11.07.2013 tarih ve 13 numaralı Üst Kurul kararı ile … üyelerinin TBMM tarafından seçildiği ve mali haklar konusunda diğer kurulların üye ve Başkanlarına ilişkin düzenlemeye dahil olmadıkları şeklindeki karara dayanarak 15.01.2012 tarihinden sonra seçilen Üst Kurul Üyelerinin maaşlarının hatalı ödendiği gerekçesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü 26.01.2016 tarih ve 41344 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir. … Üst Kurulu adına karar düzeltilmesi talebi ile dilekçe...
Konu: Üst kurul üyelerinin maaşlarının hatalı ödenmesi. 100 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; Üst Kurul üyelerinin maaş ödemelerinde, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 666 sayılı "Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname" hükümleri geçerli olduğu halde, 11.07.2013 tarih ve 13 numaralı Üst Kurul kararı ile … üyelerinin TBMM tarafından seçildiği ve mali haklar konusunda diğer kurulların üye ve Başkanlarına ilişkin düzenlemeye dahil olmadıkları şeklindeki karara dayanarak 15.01.2012 tarihinden sonra seçilen Üst Kurul Üyelerinin maaşlarının hatalı ödendiği gerekçesiyle … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü 26.01.2016 tarih ve 41344 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile tasdik edilmiştir. … Üst Kurulu adına karar düzeltilmesi talebi ile dilekçe veren Av. … dilekçede özetle; 1-İlamın dayanağı olan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, bu hususun gözetilmesi gerektiğini, Temyiz Kurulunca Anayasaya aykırılık itirazının, "Denetçi sorgusu üzerine yapılan savunmalarda ileri sürülmediği gibi, Dairede yapılan yargılama aşamasında da sorumlular tarafından ileri sürülmemiştir. Sorumlularca ileri sürülmeyen bu iddia, Dairece de resen göz önüne alınıp değerlendirilmemiş ve bu konuda bir karar verilmemiştir. Bu durumda Temyiz Kurulunun, Daire tarafından değerlendirilmemiş bu konuyu, sadece temyiz müracaatı üzerine ele alıp, esas hükümle birlikte değerlendirmesi mümkün değildir." şeklindeki gerekçe ile reddedildiğini, Anayasaya itiraz yoluna başvuran yer olması bakımından üzerinde durulması gereken konunun; dosyanın temyiz merciinde görüşülmesi sırasında, mahkeme önünde ileri sürülmeyen Anayasaya aykırılık iddiasının ileri sürülüp sürülemeyeceği hususu olduğunu, Bu durumda temyiz merciinin söz konusu hususu inceleyerek bir karara varması gerektiğini, öyle ki, mahkeme tarafından reddedilen Anayasaya aykırılık itirazının daha sonra temyiz merci tarafından tekrar incelenebilmesine olanak tanıyan Anayasanın (m. 152) ve 2949 sayılı Kanunun (m.28), bu konuda yasaklayıcı bir hüküm getirmemiş olması sebebiyle, incelemenin yapılabilmesine olanak tanıdığını, Anayasa Mahkemesinin de, 15.06.1971 tarih, E.1971/17-K.1971/58 sayılı kararında (EK-1) temyiz merciinde Anayasaya aykırılık iddiasının ileri sürülebileceğini açık bir şekilde belirttiğini, "Yukarıdaki açıklamalara göre, Yargıtay’ın bir dâva mahkemesi olarak görevini yaparken gördüğü dâvalarda uygulama durumunda olduğu kanun hükümlerinin Anayasaya aykırı bulundukları kanısına varması halinde itiraza yetkili bulunduğunda, yani Anayasaya aykırılık sorununu gerek kendiliğinden ve gerek tarafların ileri sürmelerine dayanarak Anayasa Mahkemesine getirebilme yetkisine sahip olduğundan hiçbir kuşku yoktur. İtiraz yoluna başvuran yer olması bakımından üzerinde durulması gereken asıl sorun ise, Yargıtay’ın temyiz inceleme yeri olarak görevini yaparken incelediği kararlara...