Konu: Kesinleşen Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin, muhasebe kayıtlarından çıkarılması ve beraberinde bunların faizlerinden de vazgeçilmesi. 30 sayılı ilamın 7 nci maddesinde, mevzuata aykırı olarak, kesinleşen Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin, muhasebe kayıtlarından çıkarılması ve beraberinde bunların faizlerinden de vazgeçilmesi sonucu oluşan toplam ….. TL’lık kamu zararının; Üst Yönetici ...’ ndan tazminen tahsiline hükmolunmuştur. Sorumlu dilekçesinde, 1) Öncelikle 2007 yılı Temyiz İlamına karşı, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 57. maddesi çerçevesinde Karar Düzeltmesi talebinde bulunulduğunu, ayrıca aynı Kanunun 58. maddesi 1. fıkrasında zikredilen "İçtihatların birleştirilmesi" doğrultusunda Genel Kurul'da karara bağlanması istenildiğini, İlgideki İlamda bahsedilen "farklı kararların taraf olanlar arasında bir adaletsizliğe sebebiyet verdiği düşünülse...
Konu: Kesinleşen Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin, muhasebe kayıtlarından çıkarılması ve beraberinde bunların faizlerinden de vazgeçilmesi. 30 sayılı ilamın 7 nci maddesinde, mevzuata aykırı olarak, kesinleşen Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin, muhasebe kayıtlarından çıkarılması ve beraberinde bunların faizlerinden de vazgeçilmesi sonucu oluşan toplam ….. TL’lık kamu zararının; Üst Yönetici ...’ ndan tazminen tahsiline hükmolunmuştur. Sorumlu dilekçesinde, 1) Öncelikle 2007 yılı Temyiz İlamına karşı, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 57. maddesi çerçevesinde Karar Düzeltmesi talebinde bulunulduğunu, ayrıca aynı Kanunun 58. maddesi 1. fıkrasında zikredilen "İçtihatların birleştirilmesi" doğrultusunda Genel Kurul'da karara bağlanması istenildiğini, İlgideki İlamda bahsedilen "farklı kararların taraf olanlar arasında bir adaletsizliğe sebebiyet verdiği düşünülse de; gerek adli, gerek idari ve gerekse mali yargıda temyiz, içtihadı birleştirme, yargılamanın iadesi gibi hukuk yollarıyla bunun önüne geçilmiştir" öngörüsünün, yukarıda zikredilen 2007 yılı uygulamasında dikkate alınmadığını, 2) 2007, 2009 ve 2010 yılı ödemeleriyle ilgili olarak 01 Ağustos 2010 tarih ve 27659 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 8. maddesindeki "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır''' hükmünün yerine getirilmediğini, Oysa 2008 yılı ek ödemelerine ilişkin İlamda, bu hüküm dikkate alınarak tazmin kararı verilmediğini, 3) İlgideki İlamda belirtilen "... İl Özel İdaresi 2007, 2009, 2010 ve 2011 yılı hesaplarına ait olan ve temyiz sürecini tamamlayan ilam hükümleri, kesinleşme tarihinden itibaren 90 gün içinde infaz edilmemiş" görüşünün yanlış bir ifade olarak İlamda yer aldığını, Çünkü 2007 ve 2009 yılı ek ödemelerinin tazminen tahsili için gerekli işlemler yapıldığını, kamu alacağı olarak muhasebe kayıtlarına kişi borcu olarak işlendiğini ve görevlilere tebliğ edildiğini, 2010 ve 2011 yılı İlamlarında ise temyiz sürecinin tamamlanmadığını, 4) 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 79. maddesinde ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin (19 Ekim 2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazete) 21. maddesi 1. fıkrasında "Zorunlu veya mücbir sebeplerle takip ve tahsil imkanı kalmayan kamu zararından doğan alacaklardan merkezî yönetim bütçe kanununda gösterilen tutara kadar olanların kayıtlardan çıkarılmasına, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye Bakanı, diğer kamu idarelerinde özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla üst yöneticiler yetkilidir" hükmü, 21.maddesi 3. fıkrasınd...