KONU: Memur personele 631 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesine göre ödeme yapılması. 1) 239 sayılı ilamın 3 üncü maddesinde, ... Genel Müdürlüğü memur personeline 631 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi kapsamında yapılan ….. TL tutarındaki ödemeyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmolunmuştur. Sorumluların müşterek imzalı dilekçelerinde, 631 sayılı KHK’nin 14’üncü maddesinde bir kısım kuruluşların bu madde kapsamına alındığı ve bir kısım kuruluşların ise madde kapsamı dışında bırakıldığı, 2560 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi gereğince, ayrı ita amirine, müstakil bütçeye ve kamu tüzel kişiliğine sahip olan ...’nin de, bu özellikleri ile kapsama dâhil kuruluşlar arasında yer aldığının düşünüldüğü, ancak, mahalli idareler ve bunların birlikleri kapsam dışında tutulmuş olduğundan, ...’nin mahalli idare olup olmadığı hususunun da incelenmesi gerektiği, Anayasa’nın 127’inci...
KONU: Memur personele 631 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesine göre ödeme yapılması. 1) 239 sayılı ilamın 3 üncü maddesinde, ... Genel Müdürlüğü memur personeline 631 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi kapsamında yapılan ….. TL tutarındaki ödemeyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmolunmuştur. Sorumluların müşterek imzalı dilekçelerinde, 631 sayılı KHK’nin 14’üncü maddesinde bir kısım kuruluşların bu madde kapsamına alındığı ve bir kısım kuruluşların ise madde kapsamı dışında bırakıldığı, 2560 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi gereğince, ayrı ita amirine, müstakil bütçeye ve kamu tüzel kişiliğine sahip olan ...’nin de, bu özellikleri ile kapsama dâhil kuruluşlar arasında yer aldığının düşünüldüğü, ancak, mahalli idareler ve bunların birlikleri kapsam dışında tutulmuş olduğundan, ...’nin mahalli idare olup olmadığı hususunun da incelenmesi gerektiği, Anayasa’nın 127’inci maddesinin 1’inci fıkrasında yapılan tanıma göre bir idarenin mahalli idare olabilmesi için ilk olarak, bu idarenin il sınırını, belediye sınırını ve köy sınırını aşmamış olması, ikinci olarak ise her bir organının seçimle göreve gelmiş olması gerektiği, buna karşın, 2560 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinin 3’üncü fıkrasına göre Bakanlar Kurulu Kararı ile başka il, belediye ve köylere ait su ve kanalizasyon işlerinin de ...’ye bağlanması ve bu hizmetlerin ... tarafından yürütülmesinin mümkün bulunduğu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 3’üncü maddesinin (e) bendinde de mahalli idarenin; “Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri,” şeklinde tanımlandığı, dolayısıyla, birden fazla coğrafi alanda hizmet vermesi mümkün olan ...’nin mahalli idare kapsamı dışında bulunduğunun düşünüldüğü, Anayasanın merkezi idare başlıklı 126’ıncı maddesinin 3’üncü fıkrasında da “Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.” hükmüne yer verildiği ve bu hükme göre birden fazla il belediye ve köyün su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmesi mümkün olan ...’nin de, mahalli idare değil merkezi idare konumunda bulunduğu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun kapsam başlıklı 2’inci maddesinde “Bu Kanun, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin mali yönetim ve kontrolünü kapsar.” hükmünün yer aldığı ve bu hükümde mahalli idarelerin kanun kapsamında olduğunun açık olarak gösterildiği ancak, Kanun ekinde bulunan cetvellerde kanun kapsamındaki kuruluşlar sayılırken, 2560 sayılı kanuna tabi su ve kanalizasyon idarelerinin gösterilmediği, bu duruma göre Kanun koyucunun, 5018 sayılı kanun ile de 2560 sayılı Kanuna tabi su ve kanalizasyon idarelerinin mahalli idare olmadığı yönündeki irad...