Avukatların baro üyeliklerinden kaynaklanan baro üyeliği aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesi. 212 sayılı ilamın 11 inci maddesiyle; ... Belediyesinde görevli avukatların baro üyeliklerinden kaynaklanan baro üyeliği aidatlarının, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun Ek 1 inci maddesindeki düzenlemeye uygun olarak, kendileri tarafından ödenmesi gerektiği halde, kurum bütçesinden ödenmesi sonucu ... -TL tutarında kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi ... dilekçesinde: ... Belediyesinde görevli olan avukatlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapmaktadırlar. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının V inci bendi düzenlemesi. “Baro üyeliği”ni memuriyete alınma koşulları arasında saymaktadır. Her ne kadar 1136 sayılı Avukatlık Kanununun Ek 1 inci maddesi kamu kurumlarında...
Avukatların baro üyeliklerinden kaynaklanan baro üyeliği aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesi. 212 sayılı ilamın 11 inci maddesiyle; ... Belediyesinde görevli avukatların baro üyeliklerinden kaynaklanan baro üyeliği aidatlarının, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun Ek 1 inci maddesindeki düzenlemeye uygun olarak, kendileri tarafından ödenmesi gerektiği halde, kurum bütçesinden ödenmesi sonucu ... -TL tutarında kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu Gerçekleştirme Görevlisi ... dilekçesinde: ... Belediyesinde görevli olan avukatlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapmaktadırlar. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının V inci bendi düzenlemesi. “Baro üyeliği”ni memuriyete alınma koşulları arasında saymaktadır. Her ne kadar 1136 sayılı Avukatlık Kanununun Ek 1 inci maddesi kamu kurumlarında avukatlık yapanlara avukatlık kütüğüne yazılmayı avukatların ihtiyarına bırakmakta ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki düzenleme ile 1136 sayılı kanunun düzenlemesi ortaya bir “kanunlar ihtilafı” çıkarttığını, Sayın Daire tazmin kararını; 1136 sayılı kanunun 657 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonraki bir tarihte yürürlük kazanmış olmasının, 657 sayılı yasanın ilgili düzenlemesini ortadan kaldıracağı görüşüne dayandırmıştır. Hem kanunlar ihtilafıyla karşılaşılması halinde çözümün ne olması gerektiğine ilişkin doktrindeki temel prensipler hem de isin mahiyeti dikkate alındığında kamu zararından söz etmenin olanaklı olmadığını, 1-Sayıştay Dergisinin 72 inci sayısında yayımlanan bir Türk Hukuk Sisteminde Normlar Hiyerarşisi ve Sayıştay Denetimine Etkileri isimli çalışmada da işaret edilmiş olduğu gibi, birden fazla kanunun düzenlediği bir hususta hangi kanun hükmünün uygulanacağının belirlenmesinde ilk kriter “yürürlük tarihi” değil; “genel kanun- özel kanun” ayrımıdır. Sayıştay Dergisinde yer alan çalışmada da işaret edildiği gibi, “Hükümlerinin mahiyeti itibariyle herkese veya her olaya uygulanması mümkün olan kanunlara genel kanun denilmektedir. Buna mukabil belli kişilere veya belli olaylara uygulanan kanunlara ise özel kanun denmektedir. Örneğin 4721 sayılı Medeni Kanun genel nitelikli bir kanundur ve içerisinde(56 ve 100, maddeler arasında) dernekleri de düzenlediğini, Ancak dernekler, özel bir kanun olan 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile de düzenlenmektedir. Aynı şekilde içerisinde özel borç ilişkilerini de düzenleyen 818 sayılı Borçlar Kanunu genel bir Kanun olarak her türlü kira ilişkilerini taşınır ve taşınmazlar açısından düzenlediği halde, özel bir kanun olan 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun ise kira ilişkisini gayrimenkuller açısından düzenlemektedir.” Konu, bu bakış açısı ile değerlendirildiğinde varılması gereken sonuç şudur; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, “avukatlık mesleği”nin yerine getirilmesine ilişkin bütün hususları düzenliyor olmakla ve bütün avukatları (kamu-serbest avukatlık ayrımı yapmaksızın) kapsamına aldığı içi...