100 sayılı ilamın 1’inci maddesi ile; Üst Kurul üyelerinin maaş ödemelerinde, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 666 sayılı "Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname" hükümleri geçerli olduğu halde, 11.07.2013 tarih ve 13 numaralı Üst Kurul kararı ile … üyelerinin TBMM tarafından seçildiği ve mali haklar konusunda diğer kurulların üye ve Başkanlarına ilişkin düzenlemeye dahil olmadıkları şeklindeki karara dayanarak 15.01.2012 tarihinden sonra seçilen Üst Kurul Üyelerinin maaşlarının hatalı ödendiği gerekçesiyle … TL.nin tazminine hükmedilmiştir. Dairesi adına temyiz başvurusunda bulunan Avukat …, temyiz dilekçesinde özetle; Söz konusu ilamın hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu; I- 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmayan 666 sayılı...
Üst Kurul üyelerinin maaşı. 100 sayılı ilamın 1’inci maddesi ile; Üst Kurul üyelerinin maaş ödemelerinde, 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 666 sayılı "Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname" hükümleri geçerli olduğu halde, 11.07.2013 tarih ve 13 numaralı Üst Kurul kararı ile … üyelerinin TBMM tarafından seçildiği ve mali haklar konusunda diğer kurulların üye ve Başkanlarına ilişkin düzenlemeye dahil olmadıkları şeklindeki karara dayanarak 15.01.2012 tarihinden sonra seçilen Üst Kurul Üyelerinin maaşlarının hatalı ödendiği gerekçesiyle … TL.nin tazminine hükmedilmiştir. Dairesi adına temyiz başvurusunda bulunan Avukat …, temyiz dilekçesinde özetle; Söz konusu ilamın hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu; I- 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulunmayan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 11’nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi YOK HÜKMÜNDE olduğundan, Üst Kurul üyelerinin maaş ödemelerinin 6112 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirildiğini, Bir idari işlemin kurucu unsurlarındaki hukuka aykırılık derhal fark edilebilir nitelikte ve/veya idari işlemin kimliğini dahi kaybettirecek derecede ağır, açık ve bariz ise işlemin yok hükmünde ve yokluk halinde tasarrufun (idari işlem) hiç doğmamış olduğunu dolayısıyla hukuk alemine hiç çıkmadığının kabul edildiğini, Yasama işlemlerinin (yasa, yasa hükmünde kararname, Meclis kararları, İçtüzük hükümleri), yönetsel işlemler gibi, kurucu (zorunlu) ve tamamlayıcı unsurlardan oluştuğunu, Kurucu unsurların, Anayasa'nın öngördüğü ve yasama işleminin dayandırılması gereken temel kurallar, tamamlayıcı unsurların ise, bir Yasama işleminin yapılışı sırasında uyulması gerekli, ikincil derecede önemli Anayasa ve İçtüzük kuralları olduğunu, Yasa tasarı ve önerilerinin TBMM'nde görüşülerek karara bağlanması, Cumhurbaşkanı tarafından Resmi Gazetede yayımlanmaları; Yasa hükmünde kararnamelerin bir yetki yasasına dayanmaları, Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılmaları ve Resmi Gazetede yayımlanmalarının yasa ya da yasa hükmünde kararnamelerin kurucu unsurlarını oluşturduğunu, Yasama işlemlerinin kurucu unsurlarında eksiklik olması durumunda işlemin, yetki ve biçim yönlerinden "yok" kabul edildiğini, mahkemenin durumu saptayıp yok işlemin hükümsüzlüğünü belirtmekle yetindiğini, Yasama işlemlerinin, Anayasanın öngördüğü biçime ve temel düzenleme kurallarına uyulmayarak yapılmasının, ağır biçim eksikliğini oluşturduğunu, (TBB Dergisi, Sayı 81, 2009 Syf-10-11-12 Prof. Dr. Yılmaz ALİEFENDİOĞLU'nun Makalesi) İşlemin kurucu yada esaslı unsurlarında noksanlık ve hukuka ağır aykırılık hali açıkça görülmekte ise, işlem "YOK" sayılacağını ya da yok hükmünde kabul edileceğini, Yoklukla sakat işlemin geçersiz sayılması için iptal davasının açılması gerekmediğini, yokluk halini herkes ileri sürebileceğini, Mahkemenin işlevinin, bu durumda...