Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü; 29 sayılı İlam’ın 2’nci maddesi ile, Kadıköy Adliyesinde nöbete kalan personelin ulaşım giderleri kapsamında Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) bünyesinde çalışan şoförlere mevzuatta imkan veren bir hüküm olmamasına rağmen ek ödemede bulunulması sonucu 6.914,76-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu, temyiz dilekçesinde özetle; uygulamanın 5018 sayılı Kanun’un 71. maddesi gereğince “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” olarak kabulle kamu zararı olarak nitelendirilmiş ise de, yapılan ödemenin mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme olmadığını; ödemenin 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine uygun olarak yapıldığını; Sayıştay 3. Dairesi ilamında ortaya konulan; ATGV bünyesinde çalışan şoförlerin 6245 sayılı Kanun’da sayılan “Harcırah verilecek kimseler” arasında olmadığı yolundaki değerlendirmeye...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü; 29 sayılı İlam’ın 2’nci maddesi ile, Kadıköy Adliyesinde nöbete kalan personelin ulaşım giderleri kapsamında Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) bünyesinde çalışan şoförlere mevzuatta imkan veren bir hüküm olmamasına rağmen ek ödemede bulunulması sonucu 6.914,76-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlu, temyiz dilekçesinde özetle; uygulamanın 5018 sayılı Kanun’un 71. maddesi gereğince “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” olarak kabulle kamu zararı olarak nitelendirilmiş ise de, yapılan ödemenin mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme olmadığını; ödemenin 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine uygun olarak yapıldığını; Sayıştay 3. Dairesi ilamında ortaya konulan; ATGV bünyesinde çalışan şoförlerin 6245 sayılı Kanun’da sayılan “Harcırah verilecek kimseler” arasında olmadığı yolundaki değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını; 6245 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “Harcırah verilecek kimseler” sayılırken 4/2. maddede “Memur veya hizmetli olmamakla beraber kurumlarca geçici vazife ile görevlendirilenlere” harcırah verilebileceğinin açıkça belirtildiğini; bu bağlamda mahkemelerin keşiflerinde görev alan ve kamu görevlisi dahi olmayan şoförlere, tercümanlık yapanlara, bilirkişilere ödeme yapılabildiğini; bu nedenle asli işinin ve görevinin dışında otopsi, keşif gibi adli hizmetlerde araç kullanmak, nöbete kalan personelin servis hizmetlerini yürütmek üzere geçici olarak görevlendirilen ATGV personeli olan şoförlerin de bu kapsamda kabul edilmesi gerektiğini; bu tür geçici görevlendirmelerde Sayıştay ilamında belirtildiği gibi hizmetin alınacağı kişinin ihale suretiyle belirlenmesinin fiilen mümkün olmadığını; Mesai dışı hizmetin yürütülmesi için çoğu kez araç ihtiyacı olduğunu fakat, Bakanlıkça bu hizmeti yürütecek nitelik ve sayıda hizmet aracı verilmemesi nedeniyle dışarıdan ücret karşılığı araç temin edilmediği takdirde adli hizmette zaman zaman aksama, gecikme ve vatandaş mağduriyetinin söz konusu olacağını; İstanbul gibi nüfus yoğunluğu ve olayların çok fazla, can ve mal güvenliği yönünden özellik arz eden bir metropolde Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uygulamanın, adli hizmetin etkin ve amacına uygun, gecikmeden yürütülmesine, adli kollukta görev yapanların huzur içinde verimli çalışmalarına imkan verdiğini; bu sonucun Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca vakfa ve vakıf şoförlerine verilen sembolik ücretlerle sağlanmasının toplum menfaati ve kamunun kazancı olduğunu; vakıf araçlarının sadece servis hizmeti vermediğini, mesai dışı, hafta sonu tatili ve bayram günleri olay yerinde keşif, otopsi gibi adli işlemlerde Cumhuriyet savcıları tarafından kullanıldığını ve araç şoförlerine mesai dışında vakıf tarafından fazla mesai ücreti ödenmediğini; mesai dışı, hafta ve bayram tatillerinde zaman zaman geç saatlere kadar görev yapan vakıf şoförlerinin mağduriyetinin önlenmesinin, Anayasanın angaryayı yasaklayan emredici hükmü gereği olduğunu; bu nedenle büyük bir f...