Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1- 73 sayılı ilamın 20. maddesiyle; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde görevli sözleşmeli avukatlara yapılan avukatlık vekalet ücreti ödemelerine ilişkin gelir vergisi tevkifat oranları hesaplanırken kümülatif matrah toplamının dikkate alınmadığı ve bu nedenle hatalı oranlar uygulanmak suretiyle eksik gelir vergisi tevkifatı yapılmak suretiyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesi ile 1.061,72 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 6. Daire tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ilamda, avukatın işverene tabi hizmet yapması ve karşılığında belli bir ücret alması durumunda yapılan ödemelerin ücret olduğunu, bu ödemeler Gelir Vergisi Kanunu'na tabidir denildiğini, yani;" işveren tarafından hizmet karşılığı verilen ücret " esastır denildiğini, olayın ve ilamın konusu olan vekalet...
TEMYİZ KURULU KARARI Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1- 73 sayılı ilamın 20. maddesiyle; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde görevli sözleşmeli avukatlara yapılan avukatlık vekalet ücreti ödemelerine ilişkin gelir vergisi tevkifat oranları hesaplanırken kümülatif matrah toplamının dikkate alınmadığı ve bu nedenle hatalı oranlar uygulanmak suretiyle eksik gelir vergisi tevkifatı yapılmak suretiyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesi ile 1.061,72 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 6. Daire tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ilamda, avukatın işverene tabi hizmet yapması ve karşılığında belli bir ücret alması durumunda yapılan ödemelerin ücret olduğunu, bu ödemeler Gelir Vergisi Kanunu'na tabidir denildiğini, yani;" işveren tarafından hizmet karşılığı verilen ücret " esastır denildiğini, olayın ve ilamın konusu olan vekalet ücretlerinin " işveren Belediyeden alınan ücret olmadığını, Vekalet ücretinin, 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 164. Maddesi son fıkrasına göre; “dava sonunda, mahkeme kararıyla karşı tarafa yüklenecek ücret” olduğunu, • Vekalet ücretinin, iş sahibinden alınmadığını, • Davanın karşı tarafından alındığını, Oysa Gelir Vergisi Kanunun 61. Maddesi ücreti; " işverence, iş yerine bağlı olarak çalışanlara verilen para ile menfaatleri " ifade ettiğini, 1) - Ödemeyi yapan tarafların tamamen ayrı olduğunu, 2) - Mahkeme kararı olmadan vekalet ücreti olmayacağını, 3)- Oysa işverence hizmet karşılığı yapılan ödemede mahkeme kararına gerek bulunmadığını, 4)- Davanın kaybedeni bu ödemeyi vekalet ücreti olarak, avukata yaptığını, asla işverene yapmadığını, 5 ) -İşveren belediyenin öz kaynağında aylık olarak avukata verilen maaş gibi ödemeler vekalet ücreti olmadığını, Tüm bu sebeplerle; yukarıda geçen 6. Daire kararındaki hüküm olayla asla bağdaşmadığını, vekalet ücretinin, tamamen ayrı bir ödeme olduğunu, İşte temyize konu ilamın bunu karıştırdığını, idarenin eylem ve işlemlerinin kanuna dayanması gerektiğini, İdarenin faaliyette bulunabilmek için mutlaka kanundan aldığı bir yetkiye sahip olması gerektiğini, kanunda yer almayan hususlarda idarenin işlem tesis etme yetkisinin bulunmadığını, dolayısıyla kanunda tanımı yapılan ödemeler dışında vergi kesintisinin yapılamayacağını, Burada esas olan, vekalet ücretinin vergi kesintisine tabi tutulup tutulmaması olduğunu, Gelir Vergisi Kanunun 94. Maddesi “Kamu idare ve müesseseleri aşağıda bentlerde sayılan ödemeleri yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevfikat yapmaya mecburlar.” Denildiğini, Gelir Vergisi Kanunun 94. maddesinde gelir vergisine tabi olan ödemeler tek tek bentler halinde sayıldığını, aynı zamanda tahdit (sınırlanmış) edildiğini, yorum yoluyla veya herhangi bir yüksek mahkeme kararıyla kanunda zikredilen bent sayısının çoğaltılamayacağını, ilave yapılamayacağını, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. Madde 2. Fıkrasında nelerin ücret sayılacağının belirtildiğini, ancak vekalet ücretle...