Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü; 1063 sayılı İlam’ın 3. maddesi ile, Hukuk İşleri Müdürlüğünde görevli avukat ve memurlara vekalet ücreti ödenirken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda vekalet ücreti için belirtilen yıllık sınırın aşılması nedeniyle 26.294,60-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu ile ihdas edildiği ve yükümlüsü ile hak sahibini de yine kanunların düzenlendiğini; bu nedenle, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevlerin karşılığında 657 sayılı DMK ile sağlanan haklar dışında ücret ödenmesi ve bir yarar sağlanması yasaklanmış olmasına rağmen (md. 146/11); belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran Avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin kanun hükümlerinin saklı tutulduğunu; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü; 1063 sayılı İlam’ın 3. maddesi ile, Hukuk İşleri Müdürlüğünde görevli avukat ve memurlara vekalet ücreti ödenirken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda vekalet ücreti için belirtilen yıllık sınırın aşılması nedeniyle 26.294,60-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu ile ihdas edildiği ve yükümlüsü ile hak sahibini de yine kanunların düzenlendiğini; bu nedenle, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevlerin karşılığında 657 sayılı DMK ile sağlanan haklar dışında ücret ödenmesi ve bir yarar sağlanması yasaklanmış olmasına rağmen (md. 146/11); belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran Avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin kanun hükümlerinin saklı tutulduğunu; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda yer alan “Avukatla iş sahibi arasında aksine sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin avukata ait olduğu” (m.164/IV) şeklindeki hükmün yürürlükte olduğu dönemde, Avukatlık Kanunu’nun bu hükmüyle karşı tarafa yüklenen ve Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen kanuni vekalet ücreti hakkında müvekkil ve vekil arasında aksine bir sözleşme yapılabilesi mümkün kılındığından; 657 sayılı DMK 146/III maddesiyle vekalet ücretinin yılı içinde belirli bir limit dahilinde avukatlara dağıtılacağına dair aksine özel bir düzenleme yapıldığını ve bu özel düzenlemenin, vekalet ücreti bakımından vekil ile müvekkil arasında yapılan aksine bir sözleşme gibi olduğunu; 02.05.2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun ile Avukatlık Kanunu’nda yapılan değişiklikle, “Dava sonunda, kararlar tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti ve avukata aittir” (md.164/V) şeklinde bir hüküm getirildiğinden artık 657 sayılı Kanun’un 146/III maddesindeki vekalet ücretinin tamamının avukata ait olmayacağına dair aksine limit getiren özel hükmün uygulanma kabiliyetinin kalmadığını; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Uygulanmayacak Hükümler” üst başlıklı 84’ncü maddesi ile, “Bu Kanunla, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak; (.....) 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu kanun hükümleri uygulanır” hükmünün, 82. maddesi ile de, “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin; avukatlara (49’uncu maddeye göre çalıştırılanlar dahil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağılımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunu hükümleri kıyas yolu ile uygulanır” hükmünün getirildiğini; Vekalet ücretine limit getiren hükmün sadece 657 sayılı Kanunda bulunduğunu, diğer bir ifade ile, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun atıf yaptığı 1389 sayılı Kanun’da vekalet ücretine limit getiren bir hüküm bulunma...