Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1-) 1145 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile, 4.671,54m² 60*60 Granit Seramik, 1738 kg seramik derz dolgusu ve 217 kg seramik yapıştırıcısı satın alındığına dair belgeler düzenlenmesi ve söz konusu malzeme bedellerinin ödenmesine rağmen, yerinde yapılan tespitlerde ödemeye esas malzemelerin alınmadığı ve kullanılmadığının tespit edilmesi üzerine 34.810,00-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 81 inci maddesinde, saymanlarca bütçeye ilişkin bir giderin ödenmesi, ita amiri tarafından imzalanmış bir verile emri veya kredi emrine dayanması gerektiği ifade edildikten sonra, Saymanların verile emri üzerinde yapacakları incelemenin; a) Giderin kendisine verilen yetki içinde bulunması, b) Giderin bütçedeki tertibine uygunluğu, c) Verile emrine bağlı yüklenme...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1-) 1145 sayılı Ek İlamın 1 inci maddesi ile, 4.671,54m² 60*60 Granit Seramik, 1738 kg seramik derz dolgusu ve 217 kg seramik yapıştırıcısı satın alındığına dair belgeler düzenlenmesi ve söz konusu malzeme bedellerinin ödenmesine rağmen, yerinde yapılan tespitlerde ödemeye esas malzemelerin alınmadığı ve kullanılmadığının tespit edilmesi üzerine 34.810,00-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 81 inci maddesinde, saymanlarca bütçeye ilişkin bir giderin ödenmesi, ita amiri tarafından imzalanmış bir verile emri veya kredi emrine dayanması gerektiği ifade edildikten sonra, Saymanların verile emri üzerinde yapacakları incelemenin; a) Giderin kendisine verilen yetki içinde bulunması, b) Giderin bütçedeki tertibine uygunluğu, c) Verile emrine bağlı yüklenme ve gerçekleştirme evrakının tamam olması, d) Maddi hata bulunmaması, e) Giderin kanun, tüzük ve kararlara uygunluğu, f) Hak sahibinin kimliği hususlarına ait olduğunun hükme bağlanmış olduğunu, 13 üncü maddesinde de; “Gelir ve gider tahakkuk memurları ile saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumludurlar.” denildiğini; Saymanların görev ve yetkilerinin sınırlarının yasanın 81 inci maddesi ile belirlendiğini; yasanın 13 üncü maddesinde yer alan sorumluluk kavramının ise, görevin gereğince yerine getirilmesi, yetkinin amacına uygun kullanılması konusunda mevzuatın öngördüğü duyarlılık olarak tanımlandığını; görevin sınırlarının, sorumluluğun sınırlarını da belirlediğini; 1050 sayılı Kanunda sorumluluk kavramının, görev ve yetki dengesi göz önünde bulundurulmaksızın düzenlenmiş olduğunu; saymanın, “ kusursuz sorumlu” tutulması, 1050 sayılı Kanunun aksayan en büyük yönlerinden olduğunu; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile süreç kontrolü getirilerek sorumluluğun yaygınlaştırıldığını ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu ile de 5018 sayılı Kanuna paralel bir düzenleme yapılarak, Sayıştay’ın kesin hükme bağlama sonucu çıkardığı ilamlarda sorumlu tuttuğu kamu görevlileri ile kamu zararı arasında illiyet bağı kurmasının hüküm altına alınmış ve yapılan düzenleme ile kusur sorumluluğu esasının benimsenmiş olduğunu; Saymanın 1050 sayılı yasadan gelen sorumluluğunun tahakkuk müzekkeresi ve verile emrine bağlanmış giderlerin ödenmesi aşamasında başladığını; saymanlığın bir işin gerçekten yapılıp yapılmadığı ya da verile emri ve eklerinin sahte olup olmadığını tespit edebilmesinin mümkün olmadığı gibi saymanın yerinde gidip görme ya da sorgulama yetki ve görevinin de bulunmadığını; Sayıştay her ne kadar kusursuz sorumluluk ilkesini benimsemişse de bu aşamalardan birisinde veya hazırlanması gereken kanıtlayıcı belgelerde gerçeğe aykırı bir husus bulunduğu takdirde mali sorumluluğun söz konusu gerçeğe aykırı belgeyi düzenleyene ait olmasının sorumluluk hukukunun bir gereği olduğunu; Söz konusu verile emirleri ve eklerinin, 1050 sayı...