Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 1-) 644 sayılı İlam’ın 13. maddesi ile, Eskipazar İlçe Özel İdaresince Vali tarafından il özel idaresinin iş ve işlemlerinin yapılması ile görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında ödenen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.177,46-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, İlam konusu meblağın 5917 sayılı Kanun 36. maddesi ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen Geçici 4. Madde ile affa uğradığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Başsavcılık karşılama yazısında; “644 sayılı ilamın 13. maddesi yönünden: Bu düzenleme 5917 sayılı Kanunla yapılmış olup, bu husus bir vergi istisnasını ihtiva etmemektedir. Ayrıca konu Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kuruluna da intikal ettirilmiş olup, belirtilen ödemeler...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 1-) 644 sayılı İlam’ın 13. maddesi ile, Eskipazar İlçe Özel İdaresince Vali tarafından il özel idaresinin iş ve işlemlerinin yapılması ile görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında ödenen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.177,46-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, İlam konusu meblağın 5917 sayılı Kanun 36. maddesi ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen Geçici 4. Madde ile affa uğradığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Başsavcılık karşılama yazısında; “644 sayılı ilamın 13. maddesi yönünden: Bu düzenleme 5917 sayılı Kanunla yapılmış olup, bu husus bir vergi istisnasını ihtiva etmemektedir. Ayrıca konu Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kuruluna da intikal ettirilmiş olup, belirtilen ödemeler üzerinden gelir vergisi kesilmesinin zorunlu olduğu yönünde hüküm verilmiştir Bu itibarla ortaya konulanlar Dairece verilen kararın gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu sebeple verilen tazmin hükmünün tasdikinin uygun olacağı düşünülmektedir.” denilmiştir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde; vali yardımcılarına ve kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. …” denilmektedir. Anılan Kanun’un 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç) 103 ve 104. maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesine göre, vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Zira, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61. maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi ...