Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra, gereği görüşüldü: 1121 sayılı ilamın 4. Maddesiyle; Hukuk İşleri Müdürlüğü bünyesinde görevli bulunan avukat ve memurlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda öngörülen ücret tavanının üzerinde vekâlet ücreti ödendiği gerekçesiyle 82.996,83 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; öncelikle ortada bir kamu zararı bulunmadığını, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71 nci maddesinde "Kamu zararı"; "kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlandığını, tazmin hükmüne konu ödemelerin 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesi hükmü ve her yıl Türkiye Barolar Birliği Başkanlığınca yayımlanan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi" hükümlerine göre...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra, gereği görüşüldü: 1121 sayılı ilamın 4. Maddesiyle; Hukuk İşleri Müdürlüğü bünyesinde görevli bulunan avukat ve memurlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda öngörülen ücret tavanının üzerinde vekâlet ücreti ödendiği gerekçesiyle 82.996,83 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; öncelikle ortada bir kamu zararı bulunmadığını, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71 nci maddesinde "Kamu zararı"; "kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." şeklinde tanımlandığını, tazmin hükmüne konu ödemelerin 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesi hükmü ve her yıl Türkiye Barolar Birliği Başkanlığınca yayımlanan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi" hükümlerine göre mahkemelerce hükmedilen ve müdürlükleri avukatlarınca takip edilen davalarda davanın karşı tarafı olan gerçek ve tüzel kişilerden tahsil edilerek belediyelerinin emanetine alınan kanuni vekalet ücretlerinden oluştuğunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesinde "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez." hükmü mevcut bulunduğunu, bu kapsamda söz konusu kanuni vekalet ücretlerinin belediye bütçesi ile bir ilgisi bulunmadığını, Yine Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmelik'in 5nci maddesinde limit sınırını aşan vekalet ücretlerinin idarece bütçeye gelir kayıt edilemeyeceği; 7/b maddesinde dağıtımdan arta kalan miktarın "bir sonraki yıl kullanılmak üzere" emanet hesabında bekletileceği ve yıl sonunda da ertesi yıla devredilerek, yeni yapılan tahsilatla birleştirilmek suretiyle dağıtıma devam edileceğini hükme bağlamakla; vekalet ücretinin avukata ait olduğu ve idare ile ilgisinin olmadığının mevzuat ile de belirlenmiş bulunduğunu, limit dışı kalan vekalet ücretinin, hiçbir şekilde bütçeye gelir kaydedilemeyeceği ve bir sonraki dağıtımda tekrar dağıtıma katılacağı için, bu yönden de idarenin gelirlerinde hiçbir şekilde azalma, kayıp veya zarar meydana gelmeyeceğini, Dolayısı ile bu kalemden avukatlar ve hukuk işleri müdürlüğünde görevli memurlara yapılacak ödemelerin kamu kaynağında artışa engel olduğu veya eksilmeye neden olduğunun kabulü mümkün bulunmadığı gibi, yasa gereği avukatların mesaisi nedeniyle davada haksız çıkan üçüncü kişilerden tahsil edilen kanuni vekalet ücretlerinin davaları takip ve sonuçlandıran avukatlara ödenmesinin kamu zararı olarak nitelendirilmesine de imkan bulunmadığını, bu nedenle avukatlık ücretlerinin dağıtımında 657 sayılı Kanunun 146ncı maddesinde belirtilen yıllık tavanın geçilmiş olmasının, kamu zararı olarak nitelenebilmesine hukuken imkan bulunmadığını, Açıklandığı üzere tazmin kararma konu ödemelerin taalluk ettiği "vekâlet ücreti" belediyeye münhasır bir ...