Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Sayıştay/E. 37061 · K. 35882
SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

Temyiz Kurulu Daire 2 35882/37061 T: 30-04-2013

E. 37061K. 3588230 Nisan 2013
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1163 sayılı ilamın 2. maddesi ile Belediye mülkü olan kaldırımlarla birlikte özel mülklere dâhil kaldırımların da Belediye tarafından yapılması nedeniyle 391.447,80 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesinde; kamu zararının, kamu görevlilerinin kasıt, kusur ve ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması olarak tarif edildiğini, Bu madde hükmüne göre kamu zararından bahsedilmesi için “Kamu görevlisinin sebep olması, kasıt, kusur veya ihmal olması, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem olması zarar olması ve illiyet bağı olması” unsurlarından hepsinin birlikte gerçekleşmesi halinde mümkün olacağını, Oysa adına çıkarılan kamu zararının 5018...

Karar Metni

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1163 sayılı ilamın 2. maddesi ile Belediye mülkü olan kaldırımlarla birlikte özel mülklere dâhil kaldırımların da Belediye tarafından yapılması nedeniyle 391.447,80 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesinde; kamu zararının, kamu görevlilerinin kasıt, kusur ve ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması olarak tarif edildiğini, Bu madde hükmüne göre kamu zararından bahsedilmesi için “Kamu görevlisinin sebep olması, kasıt, kusur veya ihmal olması, mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem olması zarar olması ve illiyet bağı olması” unsurlarından hepsinin birlikte gerçekleşmesi halinde mümkün olacağını, Oysa adına çıkarılan kamu zararının 5018 sayılı kanunun 71. maddesinde yazılı şartların tamamını bir arada taşımadığını, Şöyleki; 1- 5018 sayılı kanunun 71. maddesine göre bir zararın oluşmasının ya kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde olduğunu, Belediye gelirlerinin sadece tarh, tahakkuk ve tahsilatının yapılmamasının kamu zararının oluşması için yeterli olmadığını, zira tahsilin imkansız hale gelmesi halinde kamu zararından bahsedilebileceğini, zaman aşımına uğramamış ve tahsil imkanı olan bir belediye gelirinin kamu zararı oluşturmasının 5018 sayılı kanunun 71. maddesi ile uyuşmayacağını, Tahakkuku yapılmış ancak tahsili yapılamamış ancak zaman aşımına uğramamış bir belediye alacağı ile tahakkuku yapılmamış ve zaman aşımına uğramamış bir belediye alacağı arasında (kamu zararı oluşması açısından) bir fark bulunmadığını, her ikisinde de kamu zararı olmadığını, 2- Kamu zararının oluşmasında bir diğer unsurun; kamu görevlilerinin kasıt, kusur ve ihmallerinin olması olduğunu, ilamda kamu görevlilerinin kasıt, kusur ve ihmali göz önünde bulundurulmadığı gibi kasıt, kusur ve ihmalin de zaten söz konusu olmadığını, 3- Kamu zararının oluşmasında bir başka hususun mevzuata aykırı karar, işlem ve eylem oluşması olduğunu, adına kamu zararı çıkarılan kişilerin katılım payı alınmaması yönünde aksi karar ve işlem eyleminin de bulunmadığını, 4- İlama konu olan işlemde bir kamu zararı olmadığı gibi 5018 sayılı kanunun 71. maddesinde sayılan unsurlar arasında bir illiyet bağının da bulunmadığını, Yukarıda açıklanan sebeplere ilaveten; Düzce ili gibi iki büyük deprem yaşamış bir ilde, sorunlar göz önüne alındığında Belediyecilik açısından koşulların ne kadar ağır olduğunun açık ve seçik olarak ortada olduğunu, kat adedinin indirilmesinin, hisse sorunlarını gündeme getirdiğini, yapılaşmanın ise hisse durumları ve kat adedinin düşürülmesi sonucunda müteahhitlik açısından cazip olmaktan çıktığını, bu nedenle ilk yıllarda sağlıklı bir katılım payı tahsil edilmesi için uygun bir ortam bulunmadığını, Bugün için bu sorunların bir kısmı çözülmüş ve katılım paylarının tahsil edilmesi için uygun şart...

Benzer Kararlar

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 37067 · K. 35614

30 Nisan 2013

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 37066 · K. 35613

30 Nisan 2013

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 37076 · K. 33752

30 Nisan 2013

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 37078 · K. 34674

30 Nisan 2013

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 37083 · K. 34669

30 Nisan 2013

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 37081 · K. 34668

30 Nisan 2013