Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve İETT Genel Müdürlüğü adına hukuk müşaviri Av. Süleyman BAYER ile Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü: 1) 1575 sayılı ilamın 5’inci maddesinde, İETT Genel Müdürlüğü Ticaret Daire Başkanına makam ve görev tazminatı ödendiği gerekçesiyle toplam 6.040,55 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur. Dilekçiler dilekçelerinde konuya ilişkin Sayıştay Genel Kurulu’nun 5333/1 sayılı kararları dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir. Sayıştay Başsavcılığı “Genel Kurulun 01.12.2011 tarih ve 5333/1 sayılı kararı doğrultusunda sorumluların aklanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.”şeklinde görüş belirtmiştir. Anayasanın İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği başlıklı 123’üncü maddesinde; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri,...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve İETT Genel Müdürlüğü adına hukuk müşaviri Av. Süleyman BAYER ile Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü: 1) 1575 sayılı ilamın 5’inci maddesinde, İETT Genel Müdürlüğü Ticaret Daire Başkanına makam ve görev tazminatı ödendiği gerekçesiyle toplam 6.040,55 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur. Dilekçiler dilekçelerinde konuya ilişkin Sayıştay Genel Kurulu’nun 5333/1 sayılı kararları dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir. Sayıştay Başsavcılığı “Genel Kurulun 01.12.2011 tarih ve 5333/1 sayılı kararı doğrultusunda sorumluların aklanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.”şeklinde görüş belirtmiştir. Anayasanın İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği başlıklı 123’üncü maddesinde; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre idarenin kuruluş ve görevleri ile bir bütün olduğu, bu bütünün merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanarak kanunla düzenleneceği, kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı açıktır. Anayasada yer alan bu hükümler idarenin kuruluşu açısından merkezi ve yerinden yönetim arasında bir farklılık gözetmemektedir. Anayasa yerinden yönetimin de merkezi yönetim gibi kuruluşunun kanunla düzenleneceğini, kamu tüzel kişiliğinin kanunla kurulacağını esas almaktadır. Bu esaslar nedeni ile kanunla düzenlenen kuruluş ile kanun ya da kanunun açıkça verdiği bir yetkiye dayanılarak kurulan kamu tüzel kişiliği açısından merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında bir fark bulunmamaktadır. Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki fark ve üstünlük kuruluş ve görevlerde değil, Anayasa ve kanunlarla verilen yetkilerdedir. Bu nedenle merkezi yönetimdeki bağlı idare, müstakil genel müdürlük, müstakil bütçe, kamu tüzel kişiliği gibi idarenin kuruluşunu düzenleyen hukuki ibareler yerel yönetimler için de geçerlidir. Anayasanın, kamu tüzel kişiliğinin (hükmi şahsiyetin) kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağını açık olarak belirttiği ancak, bu tüzel kişiliğe sahip genel müdürlükler arasında, müstakil genel müdürlük veya bağlı genel müdürlük gibi herhangi bir ayrıma gitmediği, uygulamada da, kamu tüzel kişiliğine sahip genel müdürlükler oluşturulurken, müstakil veya bağlı olmaları gözetilmeden hemen hepsinde, benzer bir teşkilat yapısı oluşturulduğu, buna bağlı olarak başta Anayasa olmak üzere, diğer mevzuatımızda da müstakil genel müdürlük ve bağlı genel müdürlük ayrımına yer verilmediği, bunların ayrı ayrı tanımlandığı bilinmektedir. Bu durum birer yerel yönetim olan büyükşehir belediyeleri sınırları içinde görevli ve 3645 sayılı Kanuna tabi olan İETT Genel Müdürlüğü için de geçerlidir. İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 3...