Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1- 997 sayılı ilamın 2 ve 7. maddelerindeki tazmin hükümlerine itiraz olunmakta ise de söz konusu tazmin hükümleri ilamda isimleri yazılı Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkililerine yöneltilmiş olup dilekçinin bu tazmin hükmündeki durumu mezkur tediyenin ahizi olmaktan ibaret bulunmaktadır. Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68.maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63.maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında tazmine esas olan parayı almış olanlar sayılmamış bulunduğundan ahiz durumunda bulunan dilekçinin vaki itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA; 2- 997 sayılı ilamın 8. maddesi ile Eşme İlçesi Kaymakamına ödenen ek ödeneklerden...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1- 997 sayılı ilamın 2 ve 7. maddelerindeki tazmin hükümlerine itiraz olunmakta ise de söz konusu tazmin hükümleri ilamda isimleri yazılı Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkililerine yöneltilmiş olup dilekçinin bu tazmin hükmündeki durumu mezkur tediyenin ahizi olmaktan ibaret bulunmaktadır. Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 832 sayılı Kanunun 68.maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63.maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında tazmine esas olan parayı almış olanlar sayılmamış bulunduğundan ahiz durumunda bulunan dilekçinin vaki itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA; 2- 997 sayılı ilamın 8. maddesi ile Eşme İlçesi Kaymakamına ödenen ek ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesi ile 1.024,75 TL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; verilen tazmin hükmünün, 1700 sayılı Kanunun ek 5, 5302 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddeleri ile İçişleri Bakanlığının olumlu görüşleri ile Danıştay 4 üncü Dairesinin 22.12.2008 tarihli ve E:2007/5848, K:2008/5019 sayılı kararı uyarınca kaldırılmasını istemiştir. Başsavcılık karşılama yazısında; “Temyiz talebini içeren dilekçelerde, sorguya verilen cevaplardan farklı bir bilgi ve belge sunulmadığı, savunmada belirtilen hususların ilamda karşılandığı anlaşıldığından; Daire kararının değiştirilmesini gerektirecek mahiyette bulunmayan temyiz talebinin reddedilerek, Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. “ Denilmiştir. Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile, 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır. Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Öden...