Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 955 sayılı ilamın 9.maddesi ile; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63.maddesine istinaden Terme İlçesi Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.075,60 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Temyiz başvurusunda bulunan Sayıştay Savcısı dilekçesinde özetle; Samsun İli Özel İdaresinin 2008 Yılı İdare Hesabının Sayıştay'ca denetlenmesi neticesinde düzenlenen yargı raporunun 10'uncu maddesi hakkında Başsavcılığımızca "19 Mayıs İlçesi Kaymakamına ödenen ücretlerden gelir vergisi kesilmemesine bağlı olarak ortaya çıkan 136,74 lira kamu zararının işaret olunan sorumlulardan müştereken ve müteselsilen tazmininin istenildiğini, Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde ücretin tanımının yapıldığını, 103. maddede vergi tarifesi düzenlendiğini, 104. maddesinde ise "Yıllık Gelir Vergisi, vergiye tabi...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 955 sayılı ilamın 9.maddesi ile; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63.maddesine istinaden Terme İlçesi Kaymakamına yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.075,60 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Temyiz başvurusunda bulunan Sayıştay Savcısı dilekçesinde özetle; Samsun İli Özel İdaresinin 2008 Yılı İdare Hesabının Sayıştay'ca denetlenmesi neticesinde düzenlenen yargı raporunun 10'uncu maddesi hakkında Başsavcılığımızca "19 Mayıs İlçesi Kaymakamına ödenen ücretlerden gelir vergisi kesilmemesine bağlı olarak ortaya çıkan 136,74 lira kamu zararının işaret olunan sorumlulardan müştereken ve müteselsilen tazmininin istenildiğini, Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesinde ücretin tanımının yapıldığını, 103. maddede vergi tarifesi düzenlendiğini, 104. maddesinde ise "Yıllık Gelir Vergisi, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle hesaplanır." hükmünün yer aldığını, Kamu zararı hesaplanırken, vergi tarifesinin ilk dilimi için tespit edilen vergi nispetinin esas alındığının görüldüğünü, halbuki ücretlerin vergilendirilmesinde aynı işveren (Devletin tek işveren olarak kabul edilmek suretiyle) tarafından yapılan bütün ücret gelirlerinin toplanılarak verginin toplam matrah üzerinden hesaplanması gerektiğini, Bu bakımdan, hüküm dışı kararı verilerek Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına yazılmasının uygun olduğu şeklinde mütealaa verdiklerini, İlamda, sözü edilen ödemelerin gelir vergisine tabi tutulması gerektiği ileri sürülerek tazmin kararı verildiğini, Sözü edilen maddeye ilişkin temyiz sebepleri ile hukuki gerekçelerinin ise aşağıda sıralandığını, Anayasa'nın 73. maddesinde vergi ödevinin düzenlendiğini, bu maddede verginin kanunla koyulacağı ve kaldırılacağının hükme bağlandığını, muafiyet ve istisnaların alt ve üst sınırlarının belli edilmesi kaydı ile BKK ile düzenlenebileceğinin belirtildiğini, GVK incelendiğinde ücretlere ait istisnalar arasında bahis konusu ücretlerin yer almadığını, Kanunun vergi tevkifatını düzenleyen 94. maddesinde ücretlerin vergi tarifesine göre vergilendirileceğinin hüküm altına alındığını, Vergi tarifesinin, Kanunun 103. maddesinde, ücretlerin vergilendirilmesi konusunun da 104.maddede düzenlendiğini, buna göre bir işveren tarafından ödenen bütün ücretlerin toplanması ve verginin de toplam tutar üzerinden hesaplanması gerektiğini, İlamda daha önce vergiye tabi tutulmayan ücretler için vergi tarifesinin ilk gelir dilimi esas alınması suretiyle vergileme yoluna gidilerek kamu zararı hesaplanmış olduğunu, oysa yukarıda yer alan düzenlemelere göre, daha önce vergiye tabi tutulmayan söz konusu ödemelerin, asıl ücrete eklenmesi suretiyle kamu zararının bulunmasında doğru bir yöntem olacağını, Bu yol izlenmiş olsaydı, vergi tarifesindeki müterakkiyetin sonucu olarak bahis konusu ödemelerden daha fazla vergi kesilmesinin gerektiğini ve kamu zararının d...