Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1357 sayılı ilamın 6. maddesi ile Küre ilçe özel idaresinin işlerini yapma karşılığında kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi tevkifatının yapılmadığı gerekçesi ile 1.077,49 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28. ve 63. maddeleri gereğince İl Özel İdaresinin bütçesinden ödeme yapılan kişilere, 5915 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir denildiğini, ayrıca konu ile ilgili Danıştay 4. Dairesinin 2007/5848 esas no ve 2008/5019 sayılı kararında 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28. ve 63. maddeleri gereğince İl Özel İdaresinin...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1357 sayılı ilamın 6. maddesi ile Küre ilçe özel idaresinin işlerini yapma karşılığında kaymakamlara verilen ek ödeneklerden gelir vergisi tevkifatının yapılmadığı gerekçesi ile 1.077,49 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28. ve 63. maddeleri gereğince İl Özel İdaresinin bütçesinden ödeme yapılan kişilere, 5915 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir denildiğini, ayrıca konu ile ilgili Danıştay 4. Dairesinin 2007/5848 esas no ve 2008/5019 sayılı kararında 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28. ve 63. maddeleri gereğince İl Özel İdaresinin bütçesinden kişilere yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmeyeceği karara bağlandığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Başsavcılığın karşılama yazısında; tazmin hükmünün, Danıştay 4 üncü Dairesinin E:2008/1510, K:2009/94 ve E:2007/5848, K:2008/5019 sayılı kararı uyarınca kaldırılmasının uygun olacağı mütalaa olunmuştur. Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ödenen ücretler ile, 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır. Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28’inci maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir. “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında da “ Vali Yardım...