Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 260 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, Belediye lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında Devlet Memurları Kanununda öngörülen limitlere uyulmaması nedeniyle toplam 2.002.980.000 liraya tazmin hükmolunmuştur. Dilekçi dilekçesinde özetle, Hukuk sisteminde iki türlü vekalet ücretinin bulunduğunu, birincisinin; müvekkil ile vekil arasında yapılacak bir sözleşme ile, yazılı sözleşme olmaması durumunda Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesine göre, belirlenen vekalet ücreti (A.K:m 164/1,2,3,4); ikincisinin; HUMK'nun 423/6, CMUK:322/l-9, 413 son; (CMUK:303/I-h,324); IYUK:31/1) ve Avukatlık Kanunu'nun son maddelerine göre, vekille takip edilen davalarda mahkemece, Avukatlık asgari ücret tarifelerine göre re'sen takdir edilen vekalet ücreti olduğunu, yargılama gideri olan ikinci tür vekalet ücreti...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 260 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, Belediye lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında Devlet Memurları Kanununda öngörülen limitlere uyulmaması nedeniyle toplam 2.002.980.000 liraya tazmin hükmolunmuştur. Dilekçi dilekçesinde özetle, Hukuk sisteminde iki türlü vekalet ücretinin bulunduğunu, birincisinin; müvekkil ile vekil arasında yapılacak bir sözleşme ile, yazılı sözleşme olmaması durumunda Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesine göre, belirlenen vekalet ücreti (A.K:m 164/1,2,3,4); ikincisinin; HUMK'nun 423/6, CMUK:322/l-9, 413 son; (CMUK:303/I-h,324); IYUK:31/1) ve Avukatlık Kanunu'nun son maddelerine göre, vekille takip edilen davalarda mahkemece, Avukatlık asgari ücret tarifelerine göre re'sen takdir edilen vekalet ücreti olduğunu, yargılama gideri olan ikinci tür vekalet ücreti açısından, gerek HUMK'da gerekse Avukatlık Kanununda, serbest meslek sahibi avukatlarla, memur veya diğer istihdam şekilleriyle iş görülen kamu ve kurum avukatları arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, kamu kurum avukatlarının da HUMK md. 423/6'da düzenlenen vekalet ücretini almaya hakkı olduğunu, sorunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146/3 maddesinde toplandığını, bu konudaki uygulamanın 1136 sayılı kanunun 164. maddesinin 4667 sayılı kanunla değiştirilmesine kadar, kamu kurumu avukatlarının vekalet ücretinin 657 sayılı kanunun 146/3 maddesindeki limit dahilinde ödendiğini, avukatlık kanununun 164. maddesinin 4667 sayılı Kanunla değiştirilmesi sonunda avukatlık kanunu ile Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerinde çelişkiler meydana geldiğini, dava sonunda tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin HUMK'nun 423/6 maddesi ve Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesinden doğduğunu, memur olan kişilerin dava takibinden vekalet doğmadığını, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 164. maddesindeki yargılama gideri olan vekalet ücreti ile ilgili 4. maddesinden bahsederek genel kanun özel kanun ilişkisini, önceki kanun sonraki kanun çelişkisini belirtmiş ve sonraki özel kanun olan Avukatlık kanununun 164/son maddesine aykırı olan, Önceki genel kanun niteliğinde Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesi 3. fıkrası ikinci ve üçüncü cümlelerinin zımnen ilga olduğunun kabulünün gerektiğini, Anayasa'nın 10/4 maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi gereği, 657 sayılı Kanuna tabi avukatlar ile tabi olmayan avukatlar arasında eşitsizlik yaratacağını ve bu durumun Anayasa'ya aykırı olacağını, Antalya Barosu Hakem Kurulunun, limit uygulaması nedeniyle emanet hesabında biriken vekalet ücretinin ödenmesi talebiyle açılan davada verilen 24.5.2002 gün ve 2002/22E, 2002/8 K sayılı kararında davanın kabulüne karar verildiğini, keza Konya Barosu Hakem Kurulu 20.9.2002 gün ve 2002/13 E, 2002/6 K aynı şekilde karar verildiğini, Samsun Barosu Hakem Kurulu 18.4.2003 gün ve 2003/8 E, 2003/8 K davanın kabulü ile netic...