Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra, duruşma talep eden dilekçi Hüseyin Yıldırım’a duruşma günü 19.02.2008 tarihinde bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından HUMK nun 438. maddesi uyarınca gıyabında, gereği görüşüldü: 1- 786 sayılı ilamın 1,2,4,8. maddeleriyle tazmin hükmolunan tutarların tahsil edildiği bildirilmiş olup, hükümden sonra yapılan bu tahsilatlar ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da bulunmadığı cihetle, bu hususta KURULUMUZCA YAPILACAK BİR İŞLEM OLMADIĞINA, 2- 786 sayılı ilamın 5,7,9,10,11,13,14,15 ve 16. maddeleriyle hak ediş ödemeleriyle ilgili olarak verilen tazmin hükümleriyle ilgili, esasa itiraz etmemekte, sadece sorumluluk itirazında bulunmaktadır. Dilekçi dilekçesinde; ilamın söz konusu maddeleriyle verilen tazmin hükümlerinin, teknik elemanların hatalı hesaplamaları, yanlış ölçümleri...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra, duruşma talep eden dilekçi Hüseyin Yıldırım’a duruşma günü 19.02.2008 tarihinde bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından HUMK nun 438. maddesi uyarınca gıyabında, gereği görüşüldü: 1- 786 sayılı ilamın 1,2,4,8. maddeleriyle tazmin hükmolunan tutarların tahsil edildiği bildirilmiş olup, hükümden sonra yapılan bu tahsilatlar ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu ve ilam hükmüne karşı herhangi bir itiraz da bulunmadığı cihetle, bu hususta KURULUMUZCA YAPILACAK BİR İŞLEM OLMADIĞINA, 2- 786 sayılı ilamın 5,7,9,10,11,13,14,15 ve 16. maddeleriyle hak ediş ödemeleriyle ilgili olarak verilen tazmin hükümleriyle ilgili, esasa itiraz etmemekte, sadece sorumluluk itirazında bulunmaktadır. Dilekçi dilekçesinde; ilamın söz konusu maddeleriyle verilen tazmin hükümlerinin, teknik elemanların hatalı hesaplamaları, yanlış ölçümleri ve imalatlarda kullanılan malzemeler ile hakedişlerde gösterilen malzemelerin farklı olmasından ve doğrudan teknik elemanların kusurları sonucunda düzenlenen ve imzalanan evraklardan ileri geldiğini, 1050 sayılı kanun gerekçe gösterilerek saymanların sorumluluklarına hükmedildiğini, sonuç-sebep ilişkisi açısından sorumluluğun sebebe dayanması gerekirken burada saymanın sorumluluğunun sebeple ilişkilendirilemeyeceğini, saymanın hakedişleri mahallinde incelenmesi ve tekniğine uygun imalat, ihzarat, nakliye v.b işlerin yapılıp yapılmadığını teknik açıdan incelemesinin hem mümkün olmadığını hem de gereksiz olduğunu, saymanlara sorumluluk yükleyen 1050 sayılı kanunun inşaatların denetimi ile ilgili olarak saymanlarla ilgili herhangi bir düzenleme getirmediğini, 1050 sayılı kanun gerekçe gösterilerek saymanların sorumlu tutulmalarının Anayasamızdaki "CEZALARIN ŞAHSİLİĞİ" ilkesine aykırı düştüğünü, belirterek söz konusu tazmin hükümlerindeki sorumluluğunun kaldırılmasını talep etmektedir. Dilekçinin; hakediş ödemelerinden sayman olarak sorumlu tutulmaması gerektiği yönündeki talebinin, 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 14 ve 22. maddeleri karşısında yasal bir dayanağı bulunmadığından REDDİNE, Karar verildiği 04.03.2008 tarih ve 29979 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.