Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 687 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, Trabzon Belediyesinin değişik birimlerinde çalışırken emekli olan işçilerin ücret bordrolarından kesilen tasarruf kesintileri ile buna ilişkin nemaların ödenmesi için Belediye Başkanlığına dilekçe ile başvurmuş olmalarına rağmen, ödemenin yapılmayarak hak sahiplerinin dava açması sonucu, faiz, yargılama gideri ve mahkeme vekalet ücreti olmak üzere belediye aleyhine hükmedilen toplam 5.592.306.317 TL.nın tazminine hükmolunmuş, 822 sayılı ek ilam ile de sorumluların gönderdikleri ekstreler belediyenin nakit yetersizliği içerisinde bulunduğunu kanıtlayıcı belge niteliği taşımadığından konu hakkında yargılamanın iadesi yoluyla hüküm tesisine mahal bulunmadığına karar verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle ödemelerin zamanında yapılamadığını,...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 687 sayılı ilamın 1 inci maddesinde, Trabzon Belediyesinin değişik birimlerinde çalışırken emekli olan işçilerin ücret bordrolarından kesilen tasarruf kesintileri ile buna ilişkin nemaların ödenmesi için Belediye Başkanlığına dilekçe ile başvurmuş olmalarına rağmen, ödemenin yapılmayarak hak sahiplerinin dava açması sonucu, faiz, yargılama gideri ve mahkeme vekalet ücreti olmak üzere belediye aleyhine hükmedilen toplam 5.592.306.317 TL.nın tazminine hükmolunmuş, 822 sayılı ek ilam ile de sorumluların gönderdikleri ekstreler belediyenin nakit yetersizliği içerisinde bulunduğunu kanıtlayıcı belge niteliği taşımadığından konu hakkında yargılamanın iadesi yoluyla hüküm tesisine mahal bulunmadığına karar verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle ödemelerin zamanında yapılamadığını, ödemelerin öncelik sırasının idarece belirlendiğini, belediyenin öncelikli olan diğer hizmetlerinin karşılandığı düşünülürse geç ödeme nedeniyle belediyenin bir zararının bulunmadığını, ödemelerin gecikmesinin ita amirinin yazılı emrine dayandığını, işçilerin tasarruf kesintilerinin geçmişe yönelik olup, 1989 yılından 2002 yılına kadar ödenemediğini, ödenememe sebeplerinin başında miktar konusunda uyuşmazlık olduğunu, o döneme ait yasal faiz oranlarının %70 civarlarında olduğunu, gecikme faizi ile karşılaştırıldığında da idarenin menfaatinin bulunduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir. 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun’un 4. maddesinde; “Kurumlar bu Kanun Hükümleri çerçevesinde çalışanların aylık ve ücretlerinden yapacakları tasarruf kesintisi ile sağlanacak Devlet katkılarını aylık ve ücret ödemelerinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar T.C. Ziraat Bankasında personeli adına açtıracakları “Tasarruf Teşvik Hesabı’na yatırırlar....” Aynı Kanunun 6. maddesinde ise, emeklilik veya ölüm halinde biriken tasarruf kesintileri ile Devlet katkılarının, ilgililere veya kanuni mirasçılarına nema ile birlikte ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Belirtilen hükümler uyarınca, çalışanlardan yapılan tasarruf kesintileri ile Devlet katkılarının T.C. Ziraat Bankasındaki hesaba yatırılması ve yatırılan bu paraların nemalandırılması suretiyle hak sahiplerine buradan ödemede bulunulması gerekirken, tasarruf kesintilerinin bankaya yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Emekli olan işçilerin ücret bordrolarından kesilen tasarruf kesintileri ile buna ilişkin nemaların ödenmesi için Belediye Başkanlığına dilekçe ile başvurmuş olmalarına rağmen, ödemenin yapılmayarak hak sahiplerinin dava açması sonucu, faiz, yargılama gideri ve mahkeme vekalet ücreti olarak belediye bütçesinden yersiz ödemeye neden olunduğu görülmektedir. Dilekçi tarafından ödemelerin gecikmesinin ita amiri olan Asım AYKAN’ın yazılı emrine dayandığı belirtilmektedir. 1050 sayılı Kanunun 13 ve 82. maddelerinde sorumluluk üstlenm...