Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü. 613 sayılı ilamın 1. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personele yedinci aydan itibaren her ay "Sosyal Yardım" adı altında 03.07.2002 tarih ve 472 sayılı Encümen kararına dayanılarak ödeme yapılması sonucu fazla ödemede bulunulması sebebiyle 18.900.000.000 liraya tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle kamuda çalışanların toplu sözleşme hakkına sahip olduklarını, Anayasanın 90 inci Maddesinde usulüne uygun olarak yürürlüğe girmiş olan uluslar arası sözleşmelerin kanun hükmünde olduğunun belirtildiğini, uluslararası sözleşmeler gereği belediye çalışanlarının belediye işvereni ile toplu pazarlık yaptığını, 4688 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinde yer verilmiş olan "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak üzere, bu kanunun yayımı tarihine...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü. 613 sayılı ilamın 1. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personele yedinci aydan itibaren her ay "Sosyal Yardım" adı altında 03.07.2002 tarih ve 472 sayılı Encümen kararına dayanılarak ödeme yapılması sonucu fazla ödemede bulunulması sebebiyle 18.900.000.000 liraya tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle kamuda çalışanların toplu sözleşme hakkına sahip olduklarını, Anayasanın 90 inci Maddesinde usulüne uygun olarak yürürlüğe girmiş olan uluslar arası sözleşmelerin kanun hükmünde olduğunun belirtildiğini, uluslararası sözleşmeler gereği belediye çalışanlarının belediye işvereni ile toplu pazarlık yaptığını, 4688 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinde yer verilmiş olan "Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak üzere, bu kanunun yayımı tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdetmeleri nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari, mali veya adli takibat yapılmaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır." düzenlemesinin bulunduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. İlam hükmü ,dilekçi iddiaları,rapor dosyası ve ilgili mevzuatın incelenmesinde Anayasanın 128 inci maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ye sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği: memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, haklan ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Kapsam" başlıklı 1'inci maddesinde ise, bu Kanunun genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi bölge müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre belediyelerde çalışan memurlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kapsamı içinde bulunmaktadırlar. Memuriyet, kadroya bağlı bir görev olup, kamu hizmetinin asli unsurlarından birini oluşturur. 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde de, mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenlerin, bu kanunun uygulanmasında memur sayılacakları ifade edilmek suretiyle, kamu hizmeti ile memur arasındaki ilişkide bir bütünlük ve devamlılık öngörülmüştür. Objektif hukuk kurallarıyla sağlanmış olan bu bütünlük ve devamlılık, memurlarla idare arasındaki ilişkiyi özel akdi düzenlemelere dayandırma ve böylece bu ilişkiye kişisel bir mahiyet kazandırmaya engeldir. Bundan dolayıdır ki, kişinin memuriyete girişi atama yoluyla olmaktadır. Atama keyfiye...