Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 14/01/2019 tarihinde meydana gelen aşırı yağış sebebiyle müvekkiline ait işyerinde bulunan ve Türk Ticaret Kanunu'nun 82.maddesi hükümleri gereğince saklamakla mükellef olduğu kayıt ve defterlerin kullanılamaz hatta okunamaz hale geldiğini, durumun keşif ile tespitinin de mümkün olduğunu, müvekkiline ait olan 2012,2013,2014,2016,2017 ve 2018 Ekim ayına kadar olan satış faturaları, gider ve alış faturaları, yevmiye, kebir ve envanter defterleri, banka defterleri, sevk irsaliyeleri ve ilgili dönemi kapsayan personel bordro, kayıt ve özlük dosyalarının zayi olması sebebiyle TTK md.82 gereğince mezkur yıllar gözetilerek sıralanmış defter, fatura ve sair belgelerin zayi olduğuna dair zayi belgesi düzenlenmesini talep ve dava etmiştir....
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/183 KARAR NO : 2020/571 DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 29/01/2019 KARAR TARİHİ : 07/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 14/01/2019 tarihinde meydana gelen aşırı yağış sebebiyle müvekkiline ait işyerinde bulunan ve Türk Ticaret Kanunu'nun 82.maddesi hükümleri gereğince saklamakla mükellef olduğu kayıt ve defterlerin kullanılamaz hatta okunamaz hale geldiğini, durumun keşif ile tespitinin de mümkün olduğunu, müvekkiline ait olan 2012,2013,2014,2016,2017 ve 2018 Ekim ayına kadar olan satış faturaları, gider ve alış faturaları, yevmiye, kebir ve envanter defterleri, banka defterleri, sevk irsaliyeleri ve ilgili dönemi kapsayan personel bordro, kayıt ve özlük dosyalarının zayi olması sebebiyle TTK md.82 gereğince mezkur yıllar gözetilerek sıralanmış defter, fatura ve sair belgelerin zayi olduğuna dair zayi belgesi düzenlenmesini talep ve dava etmiştir. Tanık ... 23/12/2019 tarihli duruşmadaki beyanında: söz konusu su basması olayının meydana geldiği gün iş yerinin bulunduğu apartmanın yöneticisi olan aynı zamanda davacıya ait iş yerinin deposunun yan tarafında müşterek alanda eşyaları bulunan yöneticinin iş yerine gelerek depoyu su bastığını söylediğini, bunun üzerine hep birlikte aşağıya merdivenlere doğru baktıklarında deponun bulunduğu katın yaklaşık olarak yarıya kadar olan kısmına kadar sularla dolmuş olduğunu gördüklerini, itfaiyeye haber verildiğini, itfaiyenin haber verdikten uzunca bir süre sonra geldiğini, haber verildikten sonra gelmelerinin üç saati bulduğunu, bu arada depoda eşyalar bulunduğundan davacı tarafın kendi özel imkanlarıyla suyu boşaltmak istediğini, vidanjörü aradığını ancak onun da gelmediğini, bu nedenle itfaiyeyi beklediklerini, davacıya ait iş yerinin deposuna aşırı yağmur yağışı nedeniyle yağmur sularının dolması üzerine depodaki birçok eşya ile birlikte davacının depoda muhafaza ettiği tüm resmi belgelerin de sular altında kaldığını, itfaiye geldikten sonra tam olarak bilmemekle birlikte 1 saatten fazla suyu boşaltmak için çalıştıklarını ancak buna rağmen suyun tamamının boşaltılamadığını, deponun tabanında bir miktar su kaldığını, itfaiyenin işi bittikten sonra depoya girdiklerinde ortalığın savaş alanı gibi olduğunu, her şeyin birbirine karışmış olduğunu, davacının şirketine ilişkin tüm resmi bilgi ve belgeleri depoda masa yüksekliğinde bulunan banko şeklindeki alana koyarak muhafaza etmekte olduğunu, üç ayda bir muhasebeciden gelen belgelerin de paket halinde bağlanarak depodaki resmi evrakların saklandığı kısma konulmakta olduğunu, kendisi sürekli depoya bu işler için girip çıktığından belgelerin yerini bildiğini, su basmasından sonra belgelerin hepsinin zayi olduğunu gördüklerini, uzunca bir süre sular altında kaldığı için kurtaramadıklarını, avukatın dosyaya sunmuş olduğu fotoğrafların çoğunu da olay sonrasında kendisinin ...