Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 206 sayılı ilamın 1. maddesi ile ; Belediyede görevli personele iyileştirme paketi adı altında ödemede bulunulması sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde; Sayıştay’ın, T.C Anayasasının 160.maddesinde, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevli bir kurum olarak tanımlanmış bulunduğunu, Anayasaya göre vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınacağını, 5170 sayılı Kanunla Anayasanın çeşitli maddelerinde değişiklik yapılmış olduğunu, Bu kapsamda...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 206 sayılı ilamın 1. maddesi ile ; Belediyede görevli personele iyileştirme paketi adı altında ödemede bulunulması sonucu fazla ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde; Sayıştay’ın, T.C Anayasasının 160.maddesinde, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevli bir kurum olarak tanımlanmış bulunduğunu, Anayasaya göre vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının esas alınacağını, 5170 sayılı Kanunla Anayasanın çeşitli maddelerinde değişiklik yapılmış olduğunu, Bu kapsamda Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasına, "usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletler arası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır" cümlesi eklenmiş olduğunu, Yapılan değişikliğin yoruma gerek bırakmasızın, yasa ile uluslararası antlaşmanın çelişmesi durumunda antlaşmanın esas alınacağını belirtmekte olduğunu, Bu nedenle de, Sayıştay 7. Dairesince ifade edilen yasalara nazaran, uluslararası sözleşmelerin esas alınması yani ulusal hukuka üstün tutulmasının Anayasal bir zorunluluk haline gelmiş bulunmakta olduğunu, Bu çerçevede, iş bu davanın çözümünde temel alınması gereken hukuksal dayanakların, başta ILO'nun onaylanarak usulüne göre yürürlüğe konulmuş bulunan 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri ve bu sözleşmelere dayalı olarak verilen ILO denetim organlarının kararları olduğunu, 14 Ağustos 1951 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkının Korunmasına ilişkin 98 Sayılı ILO sözleşmesine göre kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkı olduğunu, Kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkının bulunduğuna ilişkin ILO Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi'nin çeşitli ülkelerdeki uygulamalar hakkındaki şikayet başvurularına ilişkin çok sayıda kararının olduğunu, örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı İlkelerinin Uygulanmasına ilişkin 98 sayılı Sözleşmesinin 4. Maddesinde; "Çalışma hükümleri ve koşullarının toplu iş sözleşmeleri yoluyla düzenlenmesi amacıyla işverenler ve işveren örgütleriyle işçilerin (çalışanların) örgütleri arasında gönüllü görüşmeler yönteminin tam gelişmesi ve kullanılmasını özendirmek ve sağlamak üzere gerektiğinde ulusal koşullara uygun önlemler alınır." denmek suretiyle kamu emekçilerine de toplu sözleşme hakkının tanınmış olduğunu, Uzmanlar Komitesinin 22 Mart 1989 tarihli raporunda, bunu Türkiye ile İlgili olarak yinelemiş olduğunu, Türk hükümetinden, "98 sayılı sözleşme bağlamında, sözleşmenin kapsadığı kamu görevlilerinin sendikalaşma ve çalışma koşullarının özgürce pazarlığını yapma (yani ...