Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, 30/10/2020 tarihinde İzmir ilinde meydana gelen deprem nedeniyle davacı kooperatife ait olan İzmir ili ... adresindeki 2 binadaki dairelerin ağır hasarlı hale gelip yıkıldığını, davacı tarafından söz konusu dairelerin dask sigortalarının yaptırılmış olduğu rizikonun gerçekleşmiş olması üzerine kooperatif yönetimi tarafından sigorta bedelinin ödenmesi için 03/11/2020 tarihinde davalıya başvurulduğunu, hasar dosyalarının açıldığını, davalı tarafından hasar bedelinin ödenmesi gerektiğinin belirlenmiş olmasına rağmen ödemenin gerçekleştirilmediğini, kooperatife ait taşınmazlar üzerindeki haciz ve şerhlerin varlığı bahane edilerek ödeme yapılmadığını, kooperatif tarafından hacizlere ilişkin tutar mahsup edilerek bakiye tutarın ödenmesine de...
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/944 KARAR NO : 2025/260 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 18/11/2022 KARAR TARİHİ : 21/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, 30/10/2020 tarihinde İzmir ilinde meydana gelen deprem nedeniyle davacı kooperatife ait olan İzmir ili ... adresindeki 2 binadaki dairelerin ağır hasarlı hale gelip yıkıldığını, davacı tarafından söz konusu dairelerin dask sigortalarının yaptırılmış olduğu rizikonun gerçekleşmiş olması üzerine kooperatif yönetimi tarafından sigorta bedelinin ödenmesi için 03/11/2020 tarihinde davalıya başvurulduğunu, hasar dosyalarının açıldığını, davalı tarafından hasar bedelinin ödenmesi gerektiğinin belirlenmiş olmasına rağmen ödemenin gerçekleştirilmediğini, kooperatife ait taşınmazlar üzerindeki haciz ve şerhlerin varlığı bahane edilerek ödeme yapılmadığını, kooperatif tarafından hacizlere ilişkin tutar mahsup edilerek bakiye tutarın ödenmesine de olumlu cevap verilmediğini, depremin gerçekleştiği tarihten bu güne kadar artan inşaat maliyetleri karşısında söz konusu sigorta bedelinin piyasa şartlarına göre oldukça düşük hale geldiğini, ve faizle karşılanmayacak zararın oluştuğunu ileri sürerek 4.813.960,00-TL hasar bedelinin davalıya ihbarın yapıldığı 03/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizinden aşağı olmamak ve denkleştirici adalet hesabına da yapılmak suretiyle (munzam zarar talep hakkı saklı tutularak) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, taşınmazın tapu kaydında hacizler ve şerhlerin bulunduğunu, bunlar ile ilgili istenilen belgelerin kendilerine ulaştırılmadığını, bu nedenle davacının kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, eksik evraklar tamamlanmaksızın başvurulduğundan usulüne göre ihbarda bulunulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu meskenlere ilişkin tapu kaydında herhangi bir bankanın alacaklı sıfatıyla yer alıp almadığının araştırılması gerektiğini, deprem sigortası genel şartlarının c.7 maddesine göre davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle meskenlerin yüzölçümü daha önceki depremlerde hasar görüp görmediğini, sigortalının beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığının araştırılması gerektiğini, davacının talebinin sigorta kapsamında kalıp kalmadığını, binanın deprem hadisesine bağlı olmaksızın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararın söz konusu olup olmadığının, eksik sigorta halinin araştırılması gerektiğini ileri sürerek, davanın usulden olmassa esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tapu kaydı, hasar tespiti ve yıkım kararları getirtilerek incelenmiş, bilirkişi görüşüne başvurulmuştur. Davalı tarafça zaman aşımı definde bulunulmuş ise de, davacı tarafça davalıya 03.11.2020 tarihinde ihtarda bulunulduğu, 45 gün...