Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...iş bu dava, yangına sebebiyet verdiği iddia olunan taşınmazın sigorta şirketine karşı açıldığı, davalı sigorta şirketinin, sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulduğu, zorunlu sigortalar TTK'nın 1483 vd. maddelerinde düzenlendiği, TTK'nın 4/1-a ve 5. maddesi hükümleri karşısında, davanın mutlak ticari nitelikteki dava olduğu ve asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...somut olaya ilişkin dava, ... tarafından davalılar aleyhine açılmış olsaydı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/3212 KARAR NO: 2025/1738 KARAR TARİHİ: 17/06/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/07/2023 NUMARASI: 2023/380 2023/559 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...iş bu dava, yangına sebebiyet verdiği iddia olunan taşınmazın sigorta şirketine karşı açıldığı, davalı sigorta şirketinin, sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulduğu, zorunlu sigortalar TTK'nın 1483 vd. maddelerinde düzenlendiği, TTK'nın 4/1-a ve 5. maddesi hükümleri karşısında, davanın mutlak ticari nitelikteki dava olduğu ve asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...somut olaya ilişkin dava, ... tarafından davalılar aleyhine açılmış olsaydı nasıl aradaki ilişkinin ticari bir iş olduğu ve sorunların çözüm yerinin de ticaret mahkemeleri olduğunu söyleyemiyorsak, halefiyet prensibi gereği de aynı şeyi düşünmek zorunludur. Değişen tek şey davacının taraf sıfatındadır.Bu da halefiyet prensibi gereği davada davacıya aktif husumet ehliyeti tanımaktadır. Sadece eldeki davanın taraflarına bakarak davanın ticari bir dava olduğu kabul edilemez...." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.Dava, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan konutun, davalı vakfın malik ve diğer davalı şirketin de sigortacısı olduğu komşu taşınmazda bulunan binada gerçekleşen yangından dolayı görmüş olduğu zararın karşılandığından bahisle işbu karşılanan riziko bedelinin halefiyete dayalı olarak davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37E.-9K. sayılı kararında, "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde içtihadda bulunmuştur. Dava aynı sebepten kaynaklandığına göre, davalılar ihtiyari dava arkadaşı konumunda olup özel görevli mahkemenin mevzu bahis olması durumunda davanın her iki davalı bakımından özel görevli mahkemede görülmesi gerekmektedir. Somut olayda davalılardan biri sigorta şirketi olup, ona karşı 3. kişi mali mesuliyet sigorta teminatından bahisle oluşan zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla dava...