Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların %66 oranında davalı şirkette pay sahibi olduğunu ancak dava dışı ortak olan ...'nun imzası olmadan karar alamadıklarını, genel kurul çağrılarının karşılıksız bırakıldığını, davacıların ve dava dışı ortağın düzenlediği geniş yetkili vekaletname ile ... ve ...'na şirketi temsil için yetki verildiğini, bu yetki ile şirket adına her türlü işlemi icra edebildiklerini, şirketin gayrimenkullerini satma ve geniş bankacılık yetkileri olduğunu, davacıların yabancı olmaları ve Türkiye'deki vergisel yükümlülükleri ve resmi kurumlar ile ilişkileri bilmemelerinden istifade edilerek içeriği tercüman tarafından tam tercüme edilmeyerek bir kurgu oluşturulduğunu ve daha sonra kötüye kullanıldığını, davacıların bilgisi olmadan...
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/48 Esas - 2025/244 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/48 Esas KARAR NO : 2025/244
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
FERİ MÜDAHİL ... VEKİLİ : ...
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 25/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların %66 oranında davalı şirkette pay sahibi olduğunu ancak dava dışı ortak olan ...'nun imzası olmadan karar alamadıklarını, genel kurul çağrılarının karşılıksız bırakıldığını, davacıların ve dava dışı ortağın düzenlediği geniş yetkili vekaletname ile ... ve ...'na şirketi temsil için yetki verildiğini, bu yetki ile şirket adına her türlü işlemi icra edebildiklerini, şirketin gayrimenkullerini satma ve geniş bankacılık yetkileri olduğunu, davacıların yabancı olmaları ve Türkiye'deki vergisel yükümlülükleri ve resmi kurumlar ile ilişkileri bilmemelerinden istifade edilerek içeriği tercüman tarafından tam tercüme edilmeyerek bir kurgu oluşturulduğunu ve daha sonra kötüye kullanıldığını, davacıların bilgisi olmadan gayrimenkul satışları, para transferleri, gayri resmi ve resmi iki ayrı hesap tuttuğunu, gayrimenkul satışların gerçek dışı bedellerden beyan edildiğini, vekaletnamenin iptali için başvurduklarını, sulh olamadıklarını, şişirilmiş masraflar çıkarıldığını, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların davacıların bilgisi ve rızası olmaksızın üçüncü kişilere devredildiğini, hangi bedelle kime satıldığı, satış bedelinin şirket aktiflerine girip girmediğinin belli olmadığını, davaya konu taşınmazların müvekkilerin bilgisi ve rızası olmaksızın üçüncü kişilere devredildiğini, satış bedellerinin önemli kısmının nakit olarak kendilerinin tahsil ettiğini, davalının davalı şirkete ait malvarlığını üçüncü kişilere devrederek kendisine ve ailesine ekonomik çıkar elde ettiğini belirtilerek davaya konu şirketin fesih edilmesini talep etmiştir. Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı şirkete ilişkin temin edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir. Mahkememizce 23/01/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirlere hükmolunmuştur. Davacı vekili 24/04/2025 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında anlaşma sağlandığını belirterek HMK 315 maddesi gereği sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesini istemiştir. Davalı şirketin diğer ortağı ve müdürü olan Berkan Kamışoğlu vekili de 18/04/2025 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında sulh sağlandığını bildirmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde s...