DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2018 KARAR TARİHİ : 08/05/2019 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, taraflar arasında süren bir ticari ilişki bulunduğunu, bundan kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine Bursa 12.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu ancak davalı tarafa takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, alacağın vadesinin gelmediğini , istendiyse vade farkı yada faiz talebinin de haksız olduğunu, uzlaşma talepleri bulunduğunu belirtmiş cevap müddetinin dolmasından sonra verdiği ek dilekçe ile de yetki itirazında...
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2018 KARAR TARİHİ : 08/05/2019 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, taraflar arasında süren bir ticari ilişki bulunduğunu, bundan kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine Bursa 12.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu ancak davalı tarafa takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, alacağın vadesinin gelmediğini , istendiyse vade farkı yada faiz talebinin de haksız olduğunu, uzlaşma talepleri bulunduğunu belirtmiş cevap müddetinin dolmasından sonra verdiği ek dilekçe ile de yetki itirazında bulunduklarını ileri sürmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. İlamsız takibe dayanak yapılan alacağın ticari satış sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf bir mal satıp teslim ettiğini ispat etmelidir. Davacı bunu ispat edebilirse davalı tarafın mal bedellerini ödediğini ispat külfeti doğar. Davalı tarafın davaya verdiği cevap nazara alındığında davacının davalı ya mal satıp teslim ettiği hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı sonucuna varılır. Zira davalı taraf savunmasında alacağın vadesinin gelmediğini, uzlaşma taleplerinin bulunduğunu belirtmiştir. Keza davalı borçlu taraf İcra takibine itirazda da taraflar arasında vade anlaşması bulunduğunu ve alacağın vadesinin gelmediğini ileri sürmüştür. Bu beyan ticari ilişkinin varlığını bu ilişki sebebiyle bir borçlu olduğunu ancak borcun vadesinin gelmediğini anlatır ki davacı tarafı mal teslim hususunun ispat külfetinden kurtarmaya yeterlidir. Bu aşamadan sonra davalı taraf alacağın vadesinin henüz gelmediğini ve taraflar arasında bir vade anlaşması bulunduğunu ispat mükellefiyeti altındadır. Taraflar arasında bir vade anlaşması olmasa bile bir cari hesap sözleşmesi mevcutsa hesap kat edilmeden alacağın muaccel olmayacağı kabul edilmelidir. Ancak davalı taraf ne vade anlaşması ne de yazılı şekil şartına uygun bir cari hesap sözleşmesi sunmuştur. Bu sözleşmeler mevcut olmadığına göre kural olarak mal teslimi ile birlikte bedeline iliskin borç da muaccel olur. Davalı taraf icra takibinde yetkiye itiraz etmemiştir. Buna karşılık cevap müddeti dolduktan sonra yetki itirazında bulunmuşsa da süresinde ileri sürülmeyen bu itiraz dikkate alınmamış ve mahkememizin yetkili hale geldiği kabul edilmiştir. Davalı tarafın mal teslim olgusunu ve teslim edilen malların miktarına ilişkin hususları açıkça inkar etmediği, bilakis dolaylı yoldan ikra...